Giovanni Schiaparelli - Her telden - Blogcu
Her telden
altay altan kaplıcalar

Giovanni Schiaparelli

Giovanni Schiaparelli
Giovanni Virginio Schiaparelli (14 Mart 1835 - Temmuz 4, 1910) İtalyan bir astronomi ve bilim tarihçi oldu. He studied at the University of Turin and Berlin Observatory and worked for over forty years at Brera Observatory. O Üniversitesi Turin ve Berlin Rasathanesi of okudu ve çalıştı Brera Rasathanesi at kırk yıl.


Onun yeğen Elsa Schiaparelli bir ünlü modacı oldu.

Mars
Schiaparelli katkılarını arasında Mars yaptığı teleskopik gözlemleri vardır. Ilk gözlemler yılında "deniz" ve Mars ve "kıta" adlı. 1877 During İtalya'nın "Büyük Muhalefet" dedi Mars o in Italian "canali" adını bir yüzey üzerine, "" kanal anlamı fakat "kanal" olarak yanlış doğrusal yapıların yoğun bir ağ görülmektedir. Eski dönem yapay bir yapı gösterir, ikinci bir çağrışım bu da arazi doğal bir yapılandırma olabilir gösterir. Bu yanlış çeviri itibaren Mars yaşam hakkında çeşitli varsayımlar, elde Mars ve "kanallar" yakında, hipotezler, spekülasyon ve Mars üzerinde yaşam olasılığı hakkında folklor dalgalarından neden veren ünlü oldu gibi. Yapay kanallar en ateşli destekçileri arasında ünlü Amerikalı astronom Percival Lowell kim hayatının kırmızı gezegendeki zeki yaşamın varlığını kanıtlamak için çalıştığınız kadar harcama oldu. Daha sonra, ancak, İtalyan astronom Vicenzo Cerulli en önemli gözlemler sayesinde, bilim adamları tespit bu ünlü kanalları aslında sadece olduğunu optik yanılsama

Mars üzerindeki kitabı Life, Schiaparelli yazıyor: "Onun yerine bir form bize tanıdık doğru kanal daha, bu çok düz bir yönde uzun derin olmayan toprak içinde depressions hayal gerekir mil binlerce, 100, genişliği üzerinden için , 200 kilometre ve belki de daha fazla. Ben zaten işaret var ki, Mars üzerinde yağmur yokluğunda, bu kanallar olasılıkla da su (ve organik yaşam ile) Dünyanın en kuru yüzeye yayılabilir ana mekanizma vardır.

Astronomi
Güneş sistemindeki cisimlerin Bir gözlemci, Schiaparelli ikili yıldız ile çalışmış Nisan 26, 1861, üzerindeki gezegen 69 Hesperia keşfetti ve bu Perseids ve Leonids göktaşı duş Comets ilişkili olduğunu gösterdi. O, örneğin kanıtlamış, bu Leonids meteor yağmuru ve yörüngede olan Comet Tempel ile aynı zamana denk geldi-Tuttle. Bu gözlemler, bu göktaşı duş Comets ve parkurları olabilir hipotez formüle için astronom, sonradan çok kesin olduğunu ispat etti.


Bilim Tarihi
Schiaparelli bir klasik astronomi tarihinin yaptığı yüzyılın en büyük bilim adamı idi. O, daha sonra bu kez çok astronomers tarafından kullanılan farklı Eudoxus Cnidus ve Callippus of merkezleri bir küre, bir küre malzemesi olarak dizayn edilmedi gerçekleştirmek için ilk önce, ama bir algoritma modern Fourier serisi benzer bir parçası olarak. Ingeniously, o da bu konuyla ilgili çalışmaların temelinde ise Callippus's gezegen sistemi, yeniden inşası öneriyor.

Burs ve Ödüller
Ödüller

Gold Medal of the Royal Astronomical Society (1872) ve
Bruce Madalyası (1902)
Onu sonra Adlandırılmış

Asteroit 4062 Schiaparelli
Bu krater Schiaparelli on the Moon
Mars üzerindeki krater Schiaparelli

Bibliografia
1873 - Le stelle cadenti (The Falling Yıldız) 1893 - La Vita sul pianeta Marte (Yaşam Mars üzerinde) 1925 - üç miktarlarda Klasik Astronomi ve Tarihi Scritti sulla Storia della astronomia Antica (Yazılar). Bologna. Yazın: Milano, benzetme, 1997.

Related Posts with 

Thumbnails

09:40 - 14/3/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


Giovanni Schiaparelli

Giovanni Schiaparelli
Giovanni Schiaparelli

Giovanni Virginio Schiaparelli (14 Mart 1835 - Temmuz 4, 1910).İtalyan Astronomdu.Turin ve Berlin rasatanesinde çalıştı ve okudu.Yeğeni Elsa Schiaparelli ünlü bir modacı oldu.
Giovanni Schiaparelli Astronomi

Mars’ın Haritasını çizmesiyle bilinir.

Yüzyıllar boyunca insanlar, evrende yalnız olduklarına kesinlikle inanmışlardı. Özelliklekilise, Dünya’nın evrenin merkezi olduğunu ve diğer tüm cisimlerin onun etrafında döndüğü tezinden başkasını kabul etmiyordu. Ta ki astronom Nikolaus Kopernikus, Dünyanın da diğer gezegenler gibi Güneş’in etrafında döndüğü ve evrende özel bir konumda bulunmadığını açıklayana dek… Tarihte uzay senaryoları Böylece geçen yüzyıldan itibaren, insanların evrene bakış açıları da

değişti. Hatta Thomas Dick adındaki İskoç bir papaz, evrenin haddinden fazla iskân edildiğini öne sürecek kadar ileri gitmişti. Bu din adamı popüler bir kitabında, evrende yaklaşık 2,5 milyar gezegende, canlıların yaşadığını öne
sürmüştü.

Bundan çok kısa bir süre sonra 1875 yılında, “New York Sun” adlı saygın bir gazetede, tüm zamanların “en büyük keşfinden” bahsediliyordu. Yeni geliştirilmiş teleskoplarla, astronomlar sözde ayda yaşayan olağanüstü canlıları görmüşlerdi! Ayda yaşayan canlılar gazetenin tarifine göre, 1,20 m büyüklüğünde, kızıl saçlı ve kanatlıydılar! Tabii çok geçmeden bunun sadece hayali bir haber olduğu anlaşılmıştı. Fakat insanların evrende başka canlıların yaşadıklarına inanmaya her an hazır oldukları, daha sonraki yıllardaki, hayali Mars insanlarıyla iyice ortaya çıkmıştı. İtalyan astronom Giovanni Schiaparelli ‘ nin komşu gezegenlerde gördüğü geometrik yapıları, yapay kanallar olarak açıklamasından sonra, Mars haritası büyük bir sansasyon yaratmış ve Mars insanlarının varlığına inananlar birdenbire çoğalıvermişti. Yazar H. G. Wells ‘in 1897 yılında yayımlanan bilim kurgu romanı, Marslıların Dünya’ya büyük bir saldırı düzenleyerek, Dünyalıları
köleleştirmesini konu almaktaydı. Bu senaryo insanları öylesine derinden etkilemişti ki, 1938 yılında Orson Welles ‘in benzer konulu bir piyesi, New York radyosunda yayınlandığında, binlerce insan şehri terk etmişti.

Daha ellili yılların ortasında UFO hikâyelerinin babası olarak bilinen Pole Georg Adamski, Venüs’e yaptığı uzay gezisini anlatarak binlerce yandaş toplamıştı. Venüslüler, sözde 1000 yıl yaşayabiliyorlardı ve gezegenlerinde her şey otomatikleştiği için, günde yalnızca iki saat çalışmaları yeterliydi! Aynı tarihlerde ölçüm aygıtlarıyla çalışmaya başlayan astronomlar, Mars ve Venüs gibi komşu gezegenlerde, primitif bitkilerin veya mikroorganizmaların yaşadıklarına dair kanıtlar bulmuşlardı! Ve gerçekler… Ne var ki altmışlı ve yetmişli yıllarda kanıtların doğru olmadığı ortaya çıktı. Daha gelişkin gözlem sondalarıyla yapılan incelemeler sonucunda, Mars’ın adeta steril bir buz kütlesi, Venüs’ün ise madeni ergitebilecek sıcaklıkta olduğu anlaşıldı. Daha üç yıl önce NASA araştırmacılarının bir basın toplantısında yaptıkları
bir açıklamaya göre, Dünyamızın dışında yaşamın izlerine rastlanmıştı. Kanıt olarak bir zamanlar Mars’tan koparak evrende yuvarlanan ve bundan 13.000 yıl önce Antarktik bölgesine düşen bir göktaşını göstermişlerdi. Patates büyüklüğündeki bu taşın içinde, bilim adamları, bakterilerin fosilleşmiş kalıntılarını bulmuşlardı. Bundan birkaç hafta önce ise, NASA
araştırmacıları 1911 yılında Mısır’da bulunan bir Mars taşında da, mikroorganizmalara ait izlerin bulunduğunu açıkladılar.
Fakat olaya şüpheli yaklaşan jeologlar, mikroorganizmaların Dünya’ya ait olabileceğini savundular. Belki de Mars ve Venüs gibi komşu gezegenlerde, primitif bitkilerin yaşadığı düşüncesi hatalıydı. Ancak, Güneş Sistemi’nde yaşam belirtileri olmadığını söylemek için henüz erkendi.

Europa’da yaşam Son araştırmalardan anlaşıldığı gibi, astronomlar aslında aramalarını Güneş Sistemi’nin yanlış bir bölgesinde sürdürmüşlerdi. Uzay sondası “Galileo”, Dünya’dan 800 milyon km uzaklıktaki olası bir vaha ile karşı karşıya:
Jupiter uydusu Europa Gözlem robotu üç yıldan beri, bu dev gezegeni ve uydusunu gözlemekte. Geçen aylarda elde edilen görüntülerden, Jüpiter uydusunun, en az Dünya’nın uydusu Ay büyüklüğünde olduğu saptandı. Peş peşe elde edilen görüntülerden sonra, Berlin Uzay Enstitüsü’ndeki bilim adamları, Europa uydusunda dev bir okyanusun bulunduğunu tahmin ediyorlar. “Ancak okyanusun derinliğini şimdilik bilmiyoruz” diyor, Gerhard Neukum. “Galileo” verilerini değerlendiren Amerikalı jeologlar, 15 km kalınlığındaki buz tabakasının altında 100 km derinliğinde bir denizin bulunduğunu
hesaplamışlar. Pasifik okyanusunun derinliği ise sadece 11 km. Eğer Amerikalı araştırmacıların hesapları doğruysa, Europa’da Dünya’dakinden iki misli daha fazla su bulunmakta. İnanılır gibi değil, ama Europa’nın yüzeyinden alınan fotoğraflarda, tıpkı Arktiktekine benzer hareketli buzul tabakaları görülmekte. Asteroitlere ait düşme izleri, Ay’dakine oranla çok daha az. Kraterlerin sayıları ve biçimleri, aslında buz tabakasının sadece birkaç milyon yıldan beri geliştiğini gösteriyor, yani sonuçta Europa tamamen donmuş olamaz. Peki ama böyle bir şey mümkün olabilir mi? Neredeyse hiç Güneş ışını almayan Jüpiter uydularında, en yüksek sıcaklık -130 derecedeyken, hâlâ donmamış su bulunabilir mi? “Bu durum ilk başlarda bizi de çok şaşırtmıştı” diyor, Neukum. “Fakat daha sonra Jüpiter’in Dünya’dan 300 misli daha ağır olduğunu
hatırladık. Yoğun gaz içerikli gezegen, uydularını muazzam bir gelgit gücüyle yoğurduğundan, bunların içlerinde kinetik ısı oluşur.”

Jüpiter uydusundaki buz tabakasının kilometrelerce derinliğinde, böylece pekala güney denizinin sıcaklığında bir deniz olduğu düşünülebilir. Ne var ki, Europa uydusunun tümü karanlık. Fakat basit organizmalar güneş ışığı görmeden de yaşayabiliyorlar. Örneğin, yeryüzündeki okyanusların hiç ışık almayan derinliklerinde, metrelerce uzunlukta spirografisler, yengeçler ve dev midyeler dolaşmakta. Bu yüzden bazı bilim adamları, Europa’da canlıların varlığına inanıyorlar. Araştırmacılar 2003 yılında Europa’nın yörüngesine, radarlarla uydunun her yanını aydınlatacak bir aygıt yerleştirmeyi düşünüyorlar. Pasadena (Kaliforniya) NASA Gezegen Araştırma Merkezi’ndeki bilim adamlarının Europa ile ilgili projeleri daha ilginç. Uydunun yüzeyine gönderilecek bir uzay sondası, adeta bir torpido görevini yerine getirecek.
Nükleer enerjiyle çalışan sondanın ucunda bulunan “Cryobot” (delici kapsül), kilometrelerce karanlıktaki buz tabakasını eritecek. Kalın buz tabakasının delinmesiyle birlikte, delici kapsül, “Hydrobot” olarak adlandırılan denizaltı robotunu, buz tabakasının altındaki “denize” fırlatacak. Ve proje başarıya ulaşırsa, “Hydrobot” kilometrelerce derinlikte gözlemlerini sürdürebilecek. NASA araştırmacıları projeyi önce Antarktik’te deneyecekler. Güney kutup istasyonu Wostok’un 4 km altında, yüz bin yıdlır dış dünyadan kopmuş olarak varlığını sürdüren dev bir göl keşfetmişler. Rus bilim adamları ilk denemede buzun içinde yabancı mikroplara rastlamışlardı.

Biyolog Karl Stetter yaptığı uzun incelemeler sonucunda, organizmaların yalnızca dondurucu sıcaklıklarda değil, kaynaçlarda, çok sıcak petrol kaynaklarında ve yanardağ ağızlarında da, tamamen havasız ve ışıksız yaşayabildiklerini tespit etti. “Böylece, yavaş yavaş, yaşamın düşündüğümüzden çok daha çeşitli ortamlara uyum sağlayabileceğini anlamaya başladık” diyor, astrobiyolog Frank Drake.

Kaynak: Teknomaxxi
Related Posts with 

Thumbnails

08:38 - 14/3/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa


Son Yazılar
- Anlatımlı Şal Modelleri
- şal örnekleri
- Şal örnekleri ve Şal modelleri
- Saç dökülmesini önlemek için nasıl beslenmeliyiz?
- Saç uzatmak dökülmeyi artırır mı?
- Dökülen saç tekrar çıkar mı?
- Saç dökülmesine hangi bitkisel karışımlar iyi gelir?
- Saç dökülmesini önlemek için hangi bitkisel karışımları kullanab
- Saç dökülmesini engellemek için hangi bitkileri kullanabiliriz?
- Anlatımlı Uzun Örgü Bayan Hırkası Örneği ve Yapılışı
- Şal örnekleri ve Şal modelleri
- Fenerbahçe Galatasaray 2009 derbi maçı öncesi sonrası taraftar Y
- Wency Cornejo LYRICS,Hanggang ,Wency Cornejo Hanggang Lyrics, We
- Vicente Fernandez LYRICS,Mujeres Divinas ,Vicente Fernandez Muje
- Laura Pausini LYRICS,It's not goodbye ,Laura Pausini It'
- Lil Jon And The Eastside Boys LYRICS,get low ,Lil Jon And The Ea
- Placebo LYRICS,Running Up That Hill ,Placebo Running Up That Hil
- Phantom Of The Opera LYRICS,Wishing You Were Somehow Here Again
- Phantom Of The Opera LYRICS,Why So Silent ,Phantom Of The Opera
- Phantom Of The Opera LYRICS,Why Have You Brought Me Here ,Phanto
- Phantom Of The Opera LYRICS,Wandering Child ,Phantom Of The Oper
- Phantom Of The Opera LYRICS,Twisted Every Way ,Phantom Of The Op
- Phantom Of The Opera LYRICS,Track Down This Murderer ,Phantom Of
- Phantom Of The Opera LYRICS,Think of Me ,Phantom Of The Opera Th
- Phantom Of The Opera LYRICS,The Point of No Return ,Phantom Of T

Hakkımda
Her konunun yer aldığı kişisel blog
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
darende
darende
darende
kaplıcalar
Kategoriler





Clicky Web Analytics
Gizlilik Politikası
Sandikli Kaplıcası | Sandikli Kaplıcaları | Ömer Gecek Kaplıcası | Ömer Gecek Kaplıcaları Page copy protected against web site content infringement by Copyscape