Her telden
altay altan kaplıcalar

gebelikte kansere yakalanma hamilelikte kanser tedavisi gebelikt

Kategori: gebelik

gebelikte kansere yakalanma hamilelikte kanser tedavisi gebelikte kanser tedavisinin bebeğe zararları

Doğurganlık hızının yüksek olduğu Türkiye gibi ülkelerde, gebelik döneminde ortaya çıkan kanserler ciddi bir sorun oluşturuyor. Rahim ağzı, meme ve yumurtalık kanseri gebelik döneminde en sık görülen kanserler. Bu yüzden Acıbadem Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirkıran gebeliğin başlangıcında kanser taraması yapılması öneriyor.

Araştırmalara göre her 1000 gebelikten birinde kanser görülüyor. Bu nedenle gebeliğin başlangıcında rahim ağzı, meme ve yumurtalık kanseri açısından kontrol önem taşıyor. Acıbadem Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirkıran, gebelik ile birlikte en sık görülen kanserin rahim ağzı kanseri olduğunu, yaklaşık 1200 gebenin birinde aynı zamanda rahim ağzı kanseri görüldüğünü belirtiyor.

Başka bir açıdan bakıldığında 35 rahim ağzı kanserinin birinde gebelik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fuat Demirkıran şöyle konuşuyor: “Bundan sonra gebelikle birlikte ikinci en sık görülen kanser, meme kanseridir ve 2000 gebeliğin birinde görülür. Ancak son yıllarda meme kanseri gebelik birlikteliğinin arttığı dikkati çekmektedir. Gebelikle birlikte üçüncü en sık görülen kanser, yumurtalık kanseridir. Ayrıca kan kanserleri ve bağırsak kanserleri de gebelikte birlikte sık görülebilen kanserlerdir.“

Gebelikte görülen kanserlerde artış var. Son yıllarda yapılan araştırmalar gebelikte kanser görülme sıklığının bir miktar arttığını gösteriyor. Bunun temel nedenini, değişen zaman içinde toplumlarda sosyal yapının değişmesine bağlayan Prof. Dr. Fuat Demirkıran şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bu değişikliklere ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmelere paralel olarak çocuk doğurma isteği ileri yaşlara kaymıştır. Ayrıca, genel olarak bakıldığında, yaş ilerledikçe kanser görülme sıklığı artar. Bu bağlantılar nedeni ile son yıllarda gebelik ve kanser birlikteliği bir miktar artmıştır.“

Gebelikte kanser taraması

Kadın sağlığı açısından en önemli dönemlerden biri olan gebelik döneminde, oluşabilecek bir kanser riskine karşı yapılan muayenelerde daha dikkatli davranılması öneriliyor. Yapılması gereken kontrollerle ilgili olarak Prof. Dr. Fuat Demirkıran şunları söylüyor:

“Özellikle gebeliğin başında yapılan gebelik muayeneleri sırasında, sık görülen kanserlere ait bulgular aranmalı ve gerektiğinde bazı testler yapılmalıdır. Rahim ağzı kanseri ve meme kanseri gebelikte sık görülen kanserlerdir. Bu nedenle gebelik muayeneleri sırasında memelerde muayene edilmelidir. Ancak gebelikte memelerin büyümesi sonucunda, küçük tümörler muayene sırasında saptanmayabilir. Bu muayene sırasında saptanan kitleler, meme derisindeki çekilmeler, asimetrik cilt kalınlaşmaları, meme başı anormallikleri, kanlı akıntılar ve koltukaltı bezelerini büyümesi meme kanseri yönünden değerlendirilmeli ve anne adayı bu bulgulara karşı uyarılmalıdır.”

Rahim ağzı kanserinin erken tanısı

Gebelikte kanserle ilgili yapılması gereken bir diğer önemli işlem de, erken gebelik kontrolleri sırasında vajinal akıntı araştırması yapılması. Gebelikte rahim ağzı kanserinin erken tanınmasını sağlayacak olan bu işlemin, düzenli olarak yapılmaması rahim ağzı kanserinin artmasına zemin oluşturuyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran şöyle konuşuyor: “Maalesef gebelik sırasında görülen kanamalar gerek hasta ve gerekse hekim tarafından sıklıkla gebelikle ilişkili kanamalar olarak kabul edilmekte ve o yönde işlemler yapılmaktadır. gebelik sırasında görülen her kanama gebelikle ilişkili değildir. Rahim ağzı kanserinin bir bulgusu da olabilir. Özetlemek gerekirse, her gebeliğin başında en az bir kez vajinal smear araştırması yapılmalı ve gebelik sırasında görülen kanamalarda rahim ağzı da incelenmelidir. Diğer kanser türleri için gebelik sırasında bir bulgu oluşmadıkça araştırma yapmaya gerek yoktur. “

Gebelikte kanser tedavisi

Gebelikte kanser tedavisi yapılırken annenin yaşamının ön planda tutulması gerekiyor. Gebeliğin ilk 3-4. ayında saptanan kanserlerde, gebelik sonlandırılarak kanserin tedavi edilmesi yoluna gidiliyor. Gebeliğin son 7-8. ayında saptanan kanserlerde bazen çok kısa bir süre beklenerek doğum gerçekleştiriliyor ve tedaviye başlanıyor.Gebeliğin 5-7. ayı arasında saptanan kanserlerde tedaviye başlama zamanının anne ve baba ile birlikte kararlaştırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Fuat Demirkıran sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu dönem kanserlerinde anne hayatı ön planda tutularak çoğu zaman bebek feda edilir. Gebelikte kansere yönelik her tanı ve tedavi girişiminde bebeğin yaşamı etkilenebileceğinden, anne ve babaya konu ayrıntıları ile anlatılmalı ve izin alınmalıdır. Rahim ağzı kanseri dışındaki kanserlerde bebeğe zarar vermeksizin gerekli ameliyatlar yapılabilir. Bunun için en uygun dönem gebeliği 14-16. haftalarıdır. Gerektiğinde gebelik sırasında kemoterapi denilen kanser tedavileri uygulanabilir. Gebeliğin ilk 2-3 aylık dönemi dışında bu tedavilerin bebeği olumsuz şekilde etkilediği gösterilmemiştir. Gebelikte radyasyon (ışın) tedavisi yapılmamalıdır. Bebeğe daima zarar verir.”

Embriyon dondurulması

Gelişen tıp teknolojisiyle, artık kanser olan kadınların tedavi sonrasında hamile kalmalarını sağlayacak uygulamalar başarıyla yapılıyor. Bunların başında yöntem embriyon dondurulması geliyor. Prof. Dr. Fuat Demirkıran, embriyon dondurulması ilgili olarak şu bilgileri veriyor:“ Bu amaçla kanser tedavisi öncesi anneden yumurta alınır. Babadan alınan sperm ile bileştirilerek embriyon (bebeğin ilk hali) oluşturulur ve dondurularak saklanır. Tedavi sonrasında anne rahmine koyularak büyümesi sağlanır. Bu yöntem ülkemizde de yapılmaktadır. Deneme aşamasında olan ve henüz uygulamaya girmemiş iki yöntem daha vardır. Bunlardan birinde, yumurta dondurularak saklanmaktadır. Ancak henüz başarılı olunmamıştır. Bir diğer yöntem, yumurtalık parçalarını dondurmak ve kanser tedavisi sonrası cilt altına yerleştirmektir. Bu yöntemde hayvanlarda denenmektedir. İnsanlarda henüz istenen başarı sağlanamamıştır.

 

kaynak:bebek.com

 

Related Posts with

Thumbnails

23:22 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : gebelikte kansere yakalanma hamilelikte kanser tedavisi gebelikte kanser tedavisinin bebeğe zararları

Gebelikte bel fıtığı nasıl tedavi edilir hamilelikte fıtık sebep

Kategori: gebelik

Gebelikte bel fıtığı nasıl tedavi edilir hamilelikte fıtık sebepleri

Bel fıtığının tedavisi bütün dünyada birtakım özellikler arzeder. Hamilelik ise bu konuda bazı zorlukları beraberinde getiren tamamen özel bir durumdur. Hamile bir bayanda ilerleyen aylarda karın içinde büyüyen cenin normalde bele ilave bir yük oluşturur ve belin biyomekaniğini olumsuz yönde etkiler. Fakat cenin yavaş büyüdüğünden dolayı bel ve sırt adaleleri ile destek dokular bu gelişmeye uyum gösterirler ve ön kısımda yer alan ağırlığı dengelerler.

Bu sebeple gebeliğin ilk aylarında yapılacak risksiz ve hafif egzersizler ilerideki aylarda anne adayına büyük avantajlar sağlar. Ancak hamilelikle birlikte bel fıtığı da mevcutsa doktor ve hastanın işi bir hayli zordur. Çünkü zorluk daha teşhis döneminde başlamaktadır. Net bir teşhis için gerekli röntgen filmi çekimleri ve bilgisayarlı tomografi tetkiki bebeğe zararlı olabilecek x-ışınları nedeniyle yaptırılamamaktadır [Mutlak surette gerekli ise manyetik rezonans ile görüntüleme düşünülebilir].

Özellikle ilk üç ayda hastaya ilaç da verilememektedir. Bu dönemde şiddetli bel ve bacak ağrısı bulunan bir hastayla karşı karşıya kalan doktor gerçekten büyük sıkıntı çekmektedir. Ancak bu durumda bile yapılabilecek birtakım şeyler vardır.
Bel fıtığı bulunan ağrılı bir hamile hasta öncelikle mutlak sert yatak istirahatine alınmalıdır. İlk üç aydan sonra evde hastanın beline yapılan hafif masajlar ve sıcaklık uygulamaları kısmen de olsa rahatlık sağlayabilmektedir. Ayrıca doktor kontrolünde karın kaslarına yönelik egzersiz programı da uygulanabilir. Mümkün mertebe hasta rahatlatılarak ve fıtığın daha fazla ilerlemesine engel olacak tarzda tedbirler alınarak bu kritik dokuz ayın atlatılması temin edilmelidir.

Doğum esnasında, nöroşirürji uzmanı doktor ile hastayı takip eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı son durumu bir kez daha beraberce değerlendirerek normal doğum ile sezaryen arasında karara varırlar. Doğumdan sonra ise hasta tekrar ele alınarak normal şartlarda teşhis ve tedavi metodları uygulanır ve kesin netice de o zaman elde edilir.
Doğum ne şekilde olursa olsun (sezaryen veya normal doğum) doğumdan sonra karın kasları gevşemiş halde olacağından, lohusalık döneminde hasta karın adalelerini güçlendirici egzersiz programlarına alınmalıdır. Hamile bir bayanda bel fıtığı varsa ve mutlak surette ameliyat gerekiyorsa, bu girişim spinal anestezi ile gerçekleştirilmelidir.

med.fatih.edu.tr

 

Related Posts with

Thumbnails

23:20 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Gebelikte bel fıtığı nasıl tedavi edilir hamilelikte fıtık sebepleri

Gebelikte kaşıntı nedenleri hamilelikte vücutta kaşıntı sebepler

Kategori: gebelik

Gebelikte kaşıntı nedenleri hamilelikte vücutta kaşıntı sebepleri kaşıntı nasıl tedavi edilir

Gebelikte kaşıntı nispeten sık rastlanan belirtilerden biridir. Bu kaşıntı gebeliğin kendisinden kaynaklanan bir durum olabilir veya gebe olunmayan dönemlerde kaşıntı yapan durumlar gebelik dönemine rastlamış olabilir.

Her durumda gebelikte kaşıntı doktor tarafından değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Alerjik durumlar gebelikte nispeten daha az sıklıkta görülseler de alerji öyküsü olan anne adaylarında görülen cilt döküntülü kaşıntılarda bu durumu akla getirmek gerekir.

Yine uyuz, bitlenme, sinek sokması gibi parazitlere bağlı kaşıntılar da söz konusu olabilir.

Uyuz kendini özellikle karın bölgesinde başlayan inatçı kaşıntı ve karın cildinde hastalık için özgün olan cilt lezyonlarıyla belli eder. Aile bireylerinde de genellikle kaşıntı vardır. Uyuz tedavisinde parazite etkili maddeler içeren losyon şeklindeki ilaçlar doktor önerisine göre kullanılır.

Bitlenme kendini saçlarda ve/veya genital kılların olduğu bölgede inatçı kaşıntılar şeklinde gösterir. İncelemede bit parazitinin yumurtaları kolaylıkla bulunabilir. Tedavide yine doktor önerisine göre şampuan ve losyon şeklideki ilaçlardan faydalanılır.

Gebelikte bölgesel kaşınmanın en sık görülen nedeni genital mantar enfeksiyonudur. Vajina ve vulvada kaşıntı, kızarıklık, şişme ve peynir kesiği gibi akıntı bu enfeksiyonunun özgün belirtileridir.

Gebeliğin kendisinden kaynaklanan kaşıntılar

Çatlaklar:
Karın, göğüs ve bacaklardaki çatlaklar cildi gererek rahatsız edici kaşıntılara neden olabilirler. Gerginliği azaltmak için bademyağı, krem ve ileri durumlarda kaşıntı giderici ilaçlar doktor önerisine göre kullanılabilir.

Gebelik kaşıntısı:
Gebelik döneminde vücutta yaygın kaşıntının en önemli nedeni gebelik kaşıntısı adı verilen durumdur. Yaklaşık 700 anne adayından birinde genellikle gebeliğin son haftalarında görülen bu hastalıkta artan gebelik hormonların etkisiyle safra kanallarında akım yavaşlamakta ve böylece kanda kaşıntıya neden olan safra asitleri birikmektedir.

Gebelik kaşıntısında genellikle tek belirti kaşıntı olmasına karşın ileri durumlarda kaşıntıdan birkaç gün sonra safra kanallarındaki tıkanıklık kanda bilirubin artışına ve sarılık gelişmesine neden olabilir.

Tek başına gebelik kaşıntısı gebeliğin seyrini ve bebeğin durumunu olumsuz etkileyen bir durum olarak kabul edilmemekle birlikte beraberinde sarılık olması durumunda gebeliğin daha yakın takibi gereklidir.

Gebelik kaşıntısı preeklampsi seyrinde gelişebilen karaciğer tutulumundan ayırt edilmesi gerekli bir durum olmakla beraber bu ayrım tansiyonun normal olması ve idrarda protein çıkışı olmamasıyla kolaylıkla yapılabilir.

Gebelik kaşıntısının tedavisinde doktor önerisine göre bölgesel krem veya losyon şeklinde tedavi veya ağızdan tablet alınması şeklinde tedavi yapılabilir

Gebelik kaşıntısı genellikle doğumdan iki hafta sonra kaybolur, ancak genellikle her gebelikte tekrarlayıcılık arz eder ve hastalığı geçiren anne adayları doğum kontrol hapı kullandıklarında da aynı belirtiler ortaya çıkabilir.

Related Posts with

Thumbnails

23:19 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Gebelikte kaşıntı nedenleri hamilelikte vücutta kaşıntı sebepleri kaşıntı nasıl tedavi edilir

Gebelikte stresin bebeğe olumsuz etkileri gebelikte sitres nasıl

Kategori: gebelik

Gebelikte stresin bebeğe olumsuz etkileri gebelikte sitres nasıl önlenir

Hamilelik döneminin sakin ve güven içinde geçmesi, anne ile bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşıyor.
Yaşanan stres, acı ve üzüntülü olaylar ise hem bebek hem de annenin sağlığını olumsuz etkiliyor. Öyle ki yorucu iş temposu ve ruhsal yönden çöküntüye neden olabilecek üzücü olaylar, bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimini sekteye uğratabiliyor. Problemli bir gebelik de erken doğum riski taşıyabiliyor. Hatta doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalmasına bile neden olabiliyor.
Bilim adamları, stresli bir hamilelik dönemi geçiren anne adaylarının erkeklik hormonu testosteronu daha çok salgıladıklarını belirterek, bu hormonun da bebeğin sosyalleşme yeteneğini, konuşma kabiliyetini olumsuz etkilediğine dikkat çektiler.
Bunun sonuçlarının otizme kadar varabildiğinin de altını çizen bilim adamları, sosyal bir çocuk sahibi olabilmenin ilk yolunun sakin ve stressiz bir hamilelik döneminden geçtiğini kaydettiler.
Hamilelikte yaşanan stres, hamilelik sonrası depresyonu tetikleyebileceği gibi, annenin kendi öz bakımını ihmal etmesine, madde kullanımına yönelmesine sebep olabilir. Hamilelik döneminde stres yaşayan anne adayının, doğum sonrası çocukla iletişimde de sorun yaşaması muhtemeldir. Yapılan araştırmaya göre, hamilelik döneminde ve bebeğin ilk yıllarında annenin depresyon geçirmesi, çocuğun sosyal ve bilişsel gelişimine, olaylar karşısında başa çıkma ve problem çözme becerilerine olumsuz etki edebileceği söylenmektedir.

Hamilelik Döneminde Stres Belirtileri:
Kişisel beklentileri yüksektir (Mükemmel bir anne olmalıyım, hata yapmamalıyım)

Sık sık olumsuz düşünceler içinde boğulur (Çocuğum sağlıklı olmayacak, bir şeyler ters gidecek)

Anksiyete ve depresyon belirtileri gösterir.

İlişkilerinde sürekli çatışma içindedir.

Karar verme ve problem çözme becerilerini kullanmakta zorluk çeker.

Panik ve öfke nöbetleri geçirir.

Sağlığına, yeme düzenine ve egzersizlerine yeterli önemi vermekte zorluk çeker veya
yapamamaktan ötürü aşırı kaygılanır.

Kendini değersiz ve yetersiz görür.

Uyku düzeni bozulur.

Hamilelikte Stresten Uzak Durmak için Yapılması Gerekenler:

Hamilelikte kendinizi üzmeyin. Hiçbir şeyi kafanıza takmayın.

Kendinizi kötü hissetmenize neden olacak kişi ve olaylardan uzak durun.

Deprem, sel, kaza gibi felaket haberlerini ve bu tür görüntüleri izlemeyin.

Yorucu ve stresli bir işiniz varsa izin alın.

Doktorunuz hamileliğiniz esnasında size istirahat önerdiyse onu mutlaka dinleyin.

Rahatlama egzersizleri (nefes, hamile yogası, meditasyon) hamilelik döneminde işe yarar. Kalp atışları, kan basıncı, stres hormonu ve kas gerginliği azalır, zihin de tüm bu fiziksel değişimlerden olumlu etkilenir. Kaygı ve depresyon ile baş etmede, bedeni rahatlatmak, öncelikle zihni rahatlatmanın ve endişe ve kaygılardan uzaklaşmanın yoludur. Her gün veya gün aşırı, bu egzersizlerden faydalanmalıdır.

Hamilelik döneminde psikolojik destek alınması, duyguları ifade etmek, yapıcı ve alternatif düşünme yöntemleri geliştirmek, başa çıkma becerileri kazanmak açısından yardımcı olacaktır.

Related Posts with

Thumbnails

23:18 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Gebelikte stresin bebeğe olumsuz etkileri gebelikte sitres nasıl önlenir

Gebelite sara hastalığı hamilelikte sara hastalığı bebeği nasıl

Kategori: gebelik

Gebelite sara hastalığı hamilelikte sara hastalığı bebeği nasıl etkiler epilepsi krizi

Epilepsi, sinir uçlarından anormal elektrik uyarımın boşalması ile oluşan bir dizi istemsiz kasılmalarla karakterize bir hastalıktır. Epilepsi nöbetlerini kontrol altında tutmak için bu hastalar sürekli ilaç kullanırlar. Epilepsili kadınlar, epilepsisi olmayanlara göre gebelik komplikasyonlarına daha fazla yakalanırlar. Bu komplikasyonlardan biri nöbetlerde artma olasılığıdır. Nöbetler düşmelere, ve hastanın incinmesine yol açabilirler. Gebe kalındığında, ilaçlara vücudun cevabı farklılaşmaktadır. Bu da , ilacın vücut için gerekenden daha fazla ya da daha az olmasına yol açabilir. Yani, ilaçların vücuda yaptığı zehir etkisinde artmaya veya , ilacın dozunun yetersizliği görülebilir. Epilepsili kadın gebe kaldığında, her epilepsili gebe kadının vücudunda reaksiyonların farklı olduğunu bilmeli, doktoru ile ilacın ayarlanması ve bebeğin izlenmesi konularını görüşmelidir.

Epileptik annenin bebeğinde risk var mıdır?

Epileptik kadınların % 90 dan fazlası, normal, sağlıklı bebek doğururlar. Fakat yine de bazı riskler vardır. Epilepsili annelerde bebeğin ölü doğması daha fazla görülür. İleri yaşlarda epilepsi gelişme riski hafifçe daha fazladır. Ayrıca, kanama, erken doğum, gelişme gerilikleri, kullanılan ilaçlara bağlı doğumsal anomali risklerinde de artış vardır. Ancak unutulmaması gereken, ilaç kullanılmadığında ortaya çıkabilecek nöbetler, bebek için fiziksel zedelenme, gelişme geriliği ve hatta ölüm riskleri daha fazladır.

Epilepsili anne kendini ve bebeği korumak için neler yapmalıdır?

Oluşan yeni durumları mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.

En önemli nokta, epilepsi nöbetlerini önleyici ilaçların, doktorun önerdiği şekilde alınmaya devam edilmesidir. Eğer iki yıldan daha uzun süre nöbet geçirmediyseniz, belki doktorunuz ilaçları azaltarak kesmeyi deneyebilir.

Vitaminleri (özellikle folik asit) gebe kalmadan 2-3 ay önceden kullanmaya başlamanız önemlidir. Bu ilaç bazı doğum anomalilerini önleyebilir. İlacın gebe kalmadan önce başlanması önemlidir. Doktorunuza, kendiniz ve eşinizin ailesindeki beyin-omurilik-sırtta kese olması gibi aile öykülerinizi anlatmalısınız. Yeterli, sağlıklı beslenme, yeterli uyku, düzenli yorucu olmayan beden hareketleri yapmak, gebeliğin sağlıklı geçmesi için yapabileceğiniz diğer önemli noktalardır.

Epilepsi hastası gebelikte neler yapmalı?

Gebelik boyunca doktorlarınızı (doğum doktorunuzu , nöroloji doktorunuzu ve sağlık ocağı hekimini) daha sık ziyaret etmelisiniz. Doktorunuz, nöbet önleyici ilaçları yeterli dozda alıp almadığınızı sizi muayene ederek ve gerekli ise kan ilaç seviyelerini ölçerek anlayacaktır. Ayrıca, doğum doktorunuz gebelik boyunca bir dizi ultrason incelemesi isteyecektir. Ayrıca 16. gebelik haftasında kanınızda alfafetoprotein seviyelerini ölçerek çocukta oluşabilecek bazı anormallikleri tarayacaktır. Belki doktorunuz, yine bebek anormalliklerini taramak amacıyla amniyosentez denilen yöntemle bebeğin içinde bulunduğu su kesesinden örnek alarak incelemek isteyecektir.

Bu sayfa teşhis ve tedavi kılavuzu olarak hazırlanmamıştır. Bu bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, herkes için uygun olmayabilir. Daha fazla bilgilenme için doktorunuzla konuşmalısınız

Related Posts with

Thumbnails

23:17 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Gebelite sara hastalığı hamilelikte sara hastalığı bebeği nasıl etkiler epilepsi krizi

Gebelikte böbrek sorunları hamilelikte böbreklerde oluşan sorunl

Kategori: gebelik

Gebelikte böbrek sorunları hamilelikte böbreklerde oluşan sorunlar tedavi yolları

Gebelik ve böbrek fonksiyonlarında, vücut sıvılarının dengelenmesinde ,böbrekler ve idrar yollarının anatomik yapısında önemli değişikliklere yol açar. Gebelik sırasında böbreklerin boyutları 1-1.5 cm kadar artar ve eski yapısına dönmesi gebelik sonrası 3 ay kadar sürer.

Gebelik ve Hipertansiyon (yüksek tansiyon)
Tansiyonu yüksek tespit edilen bir gebede bu; önceden varolan bir hipertansiyona , altta yatan bir hastalığa yada Preeklampsiye bağlı olabilir. Gebelikte oluşan tansiyon yüksekliği böbrek ve anne için bir hastalık ve heyeti tehlike sebebidir. Her gebede tansiyon ölçümleri gebeliğin başlangıından itibaren düzenli aralıklarla yapılmalıdır.

PREEKLAMPSİ (Gebelik zehirlenmesi)
Gebeliğin 20. Haftasından sonra görülen yüksek tansiyon, idrarla protein kaybı ve vücutta aşırı miktarda sıvı toplanmasından oluşan bir klinik tablodur. Bu tablonun daha da ilerleyip konvülzyon (nöbet) eklenmesine ise eklempsi denilir.Tüm gebeliklerin %3-4'ünde görülür. Anne yaşının 20 yaş altında olması, ilk gebelik, gebelik başlangıcında tansiyonun yüksek olması iyi bilinen risk faktörleridir. Nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Tansiyonda ani yükselmeler ile birlikte , ani kilo artışı, preeklempsi habercisi olduğundan bu durumdaki gebelerin hemen kendilerini takip eden doktorlarına başvurmaları gerekmektedir. Tedavide kesin istirahat, tuzsuz diyet, düzenli tansiyon ölçümleri ve gereğinde tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılmaktadır. Preeklampsinin kesin tedavisi doğumdur ve preeklampsiye bağlı tansiyon yüksekliği gebeliğin sonlanmasından 2-6 hafta sonra normale dönmektedir.

ÜRİNER İNFEKSİYON (İdrar yolu infeksiyonu)
Gebelikte oluşan üriner sistemdeki anatomik değişikliklerden dolayı, idrar tahlili yapılmalı ve şikayeti olanlarda idrar kültürü yapılmalıdır.

AKUT RENAL YETMEZLİK (Akut böbrek yetmezliği)
Diyaliz tedavisi gerektiren böbrek yetmezliği her 10-15 bin gebelikte 1 oranında görülmektedir. Başlıca nedenleri:

Gebeliğin ilk 3 ayında gelişen aşırı kusmalar
Plasenta hastalıklarına bağlı aşırı kanamalar
Bebeğin rahim içinde ölmesi
Preeklempsi
İdrar yollarında tıkanıklık olması
Gebelik ve doğum sırasında aşırı kanamalar ve şok
Bu tür gelişen böbrek yetmezliği genellikle geçicidir, ve ilgili uzmanlar tarafından tedavi edildiklerinde , eğer gebelik öncesi bir böbrek hastalığı yoksa sonuçlar yüz güldürücüdür.

Related Posts with

Thumbnails

23:16 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Gebelikte böbrek sorunları hamilelikte böbreklerde oluşan sorunlar tedavi yolları

Gebelikte astım nasıl tedavi edilir hamilelikte astım bebeği köt

Kategori: gebelik

Gebelikte astım nasıl tedavi edilir hamilelikte astım bebeği kötü etkiler mi

Gebelik öncesi dönem önemlidir

Astım hastası çocuk sahibi olmaya karar verdiğinde, astım-allerji uzmanı hekim tarafından değerlendirilmeli, solunum fonksiyonları gebelik gerçekleşmeden önce iyi düzeye getirilmelidir.

Allerjik astımı olan hastalar, allerjenlerden korunma yani çevresel kontrol yöntemleri hakkında tekrar bilgilendirilmelidir.

Gebeliğin ilk 3 ayında sadece astım ilaçları değil, tüm ilaçların güvenirliği hakkında çok fazla bilgi yoktur. Bu nedenle özellikle ilk ayların sorunsuz geçirilmesi sağlanmalıdır.

Gebelik süresince hem astım, hem de gebeliğin seyri uzman hekimlerce takip edilmelidir. Bu hekimler gerektiğinde hastanın tedavisi hakkında birlikte karar vermelidir. Gebelik sürecinde astım alevlenmeleri (yani hastalık belirtilerinin artması) görülebilir. Bu dönemlerin ivedi olarak ve gerektiğinde yoğun tedavilerle atlatılması gerekir. Çünkü büyümekte olan bebeğin oksijen ihtiyacı karşılanmalıdır.

Astımda normal bir gebelik ve doğum mümkün müdür?

Gebelik süresince doğru tedavi uygulanırsa, astım anne ve bebek sağlığını olumsuz etkilemez.

Ancak, hekimin belirleyeceği ilaçlar kullanılmaz, düzenli muayeneler yaptırılmaz ve astımı kötüleştiren faktörlerden (başta sigara) korunulmaz ise; erken doğum, gelişme geriliği olan bebek, düşük ya da annede gebeliğe bağlı yüksek tansiyon (preeklampsi) gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Kötü astım kontrolü gelişmekte olan bebeği nasıl etkiler ?

Astım kontrol altında tutulmaz ise şikayetler artar, anne kanında oksijen oranı düşer. Anne kanındaki düşük oksijen düzeyi doğrudan bebeği etkiler. Çünkü gelişmekte olan bebeğin oksijen ihtiyacı, anne kanından sağlanmaktadır.
Düşük oksijen düzeyleri bebekte gelişme geriliğine neden olur.

Astım ilaçlarının bebeğe zararı var mı ?

Solunum yolu ile kullanılan ilaçların çoğu (hepsi değil) gebelikte güvenlidir.

Diğer yandan ilaç tedavisi uygulanmaması durumunda ortaya çıkacak riskler, ilaçlara bağlı olası risklerden çok daha yüksektir.

Astıma bağlı şikayetler hangi aylarda daha fazladır ?

Gebeliğin 6. ayı ile 8. ayı arasında astıma bağlı şikayetler daha fazladır.

Son 4 hafta içinde genellikle hastaların şikayetleri azalır. Gebeliğin başlangıcından itibaren astım etkin bir şekilde kontrol altına alınmış ise, doğum sırasında genellikle ciddi bir sorunla karşılaşılmaz.

Gebelikte allerji aşılarına devam edilir mi?

Aşı tedavisine bağlı bebekte anormali gelişmesi sözkonusu değildir. Aşı tedavisi devam ederken gebe kalan hastalarda, aşı programına doz ayarlaması yapılarak devam edilebilir. ANCAK, bu konuda çoğu merkezin genel yaklaşımı (gelişebilecek bir sistemik reaksiyon ve onun tedavisinde kullanılması gereken ilaçlar vs gibi durumlar gözönüne alınarak) gebelikte immunoterapinin kesilmesi gibi emniyetli bir yolun seçilmesidir.

www.astimrehberi.com

Related Posts with

Thumbnails

23:14 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Gebelikte astım nasıl tedavi edilir hamilelikte astım bebeği kötü etkiler mi

yalancı gebelik nasıl oluşur yalancı gebeliğin belirtileri neler

Kategori: gebelik

yalancı gebelik nasıl oluşur yalancı gebeliğin belirtileri nelerdir

Ultrason teknikleri ve gebelik testleriyle, halk arasında ‘umma’ adı verilen psikolojik (yalancı) gebelik sayısı oldukça azaldı.
Yalancı gebelik, yani psikolojik gebelik, gebe olmayan bir kadının gebe olduğuna inanması ve gebelik belirtilerine benzer (bulantı, kusma, karın büyümesi gibi) bulgular yaşaması olarak tanımlanıyor. Tıpta, 'pseudocyesis' olarak adlandırılan bu durum, aslında psişik bir bozukluğun fiziksel olarak dışa yansımasıdır. İnsanın beyinsel olarak hamile olduğuna inanmasıyla birlikte, gerçekten de hamileliğin fizyolojik belirtileri ortaya çıkabiliyor.

Gebeliği çağrıştıran bulgular
Yalancı gebeliğin çok eski çağlardan beri bilindiğini belirten kadın hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Cankat, 17-79 yaşlar arasındaki kadınlarda pek çok vaka bildirildiğini söylüyor ve devam ediyor:

"En sık görülen belirtiler az adet görme, hiç adet görmeme, karında büyüme ve göğüslerdeki değişiklikler. Bazen bu bulgulara bulantı ve kusma da eşlik edebilir. Yine de jinekolojik muayenede rahimde büyüme saptanmaz. Karın, genellikle gergindir ve gaz birikimi vardır. Hastalar tarafından hissedilen ve bebek hareketleri diye algılanan hareketler, aslında bağırsak hareketleri veya karın kaslarının istemsiz kasılmalarıdır. Bebeğin kalp atışları gibi algılanan ise, kendini hamile zanneden kadının heyecanına bağlı tansiyon artışıdır."

Göğüsten süt bile gelebilir
Dr. Deniz Cankat bazen göğüslerden süt de gelebileceğine değinerek şunları ekliyor: "Beyinde yer alan hipofiz bezinde, iyi huylu tümörlere bağlı prolaktin denen süt hormonunun kanda yükselmesi de göğüslerden süt gelmesine neden olabilir.
Hasta, kafasında yaptığı 'başlangıçta yanıldım' yorumları ile yalancı gebeliğin süresini, 9 ayla birkaç yıla kadar uzatabilir. Ve çoğu hasta, tahlil sonucuna rağmen gebe olmadığına inanmaz. Bu nedenle gerçekten gebelik olup olmadığının araştırılmasından sonra hastaya psikolojik bir tedavi de planlanmalıdır."

Karnı burnunda yalancı gebelik vakası
Psikiyatri uzmanı Dr. Ümit Yazman, kadın doğum uzmanıyla psikiyatrisin ortak çalışması gerektiğine değiniyor ve şunları söylüyor:

"Kadın sorunları içerisinde nadir olarak görülmekle birlikte çok ilginç olarak değerlendirebileceklerimizden bir tanesi de halk arasında 'psikolojik gebelik' olarak biline durumdur. Hamilelik olmamasına karşın, kadının kesin olarak hamile olduğuna inanması ve bu doğrultuda bazı rahatsızlıklar duyması olarak açıklanabilir."

Ne var ki, her zaman hastayı bu düşünceyle tedavi etmek mümkün olmuyor. Kendisine gelen bir yalancı gebelik vakasını buna örnek olarak gösteriyor Dr Deniz Cankat:

"Bir gün muayenehanemize bir hasta geldi. 8 aylık hamile olduğunu ve bir kontrolden geçmek istediğini söylüyordu. Devamlı hastalarımızdan olmadığı için ve görünüşü de 8 aylık bir hamile hanımı çağrıştırdığı için, gayet olağan bir şekilde ultrasona soktuk. Ultrasonda aslında hamile olmadığı anlaşıldı. Ona hamile olmadığını söylediğimizde ise şaşırmadı bile. 'Öyle mi!' deyip çekip gitti."

Kaynak: Esra Aysan / Bebeğim ve biz

Related Posts with

Thumbnails

23:13 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : yalancı gebelik nasıl oluşur yalancı gebeliğin belirtileri nelerdir

Gebelikte plasenta sorunları plasentanın rahim ağzını kapatması

Kategori: gebelik

Gebelikte plasenta sorunları plasentanın rahim ağzını kapatması

PLASENTA PREVİA
Plasenta bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen transferini sağlayan gebeliğin devamı açısından hayati bir organdır. Plasentanın bebeğin doğum yolu üzerine yerleşmesine plasenta previa denir.
Gebeliğin henüz başında gebelik ürününü oluşturan hücre topluluğundan plasentayı oluşturmak üzere bir yapı ayrışır ve bu yapı anne rahminin iç yüzeyine yerleşir. Bu yerleşim rast geledir. Gebeliğin ilk 3 ayında plasenta rahim çıkışına (serviks uteri) doğru yerleşmiş olsa da gebelik ve dolayısı ile rahim büyüdükçe plasenta serviksi kapatmayacak şekilde yukarı çekilir. Ancak bazı gebeliklerde plasenta serviksi kapatmaya devam eder ve bu durumda plasenta previa tanısı konur. Meydana geldiğinde özellikle ciddi kanamalarla gebeliği komplike hale getirir ve çoğunlukla gebelik erken sonlandırılmak zorunda kalınır.

Risk faktörleri nelerdir?
1. Annenin 35 yaş üzerinde olması
2. Daha önce çok sayıda düşük veya küretaj geçirmiş olmak
3. Çoğul gebelik olması
4. Daha önce rahim ameliyatı geçirmiş olmak
5. Daha önceden plasenta previalı gebelik geçirmek

Plasenta previa da yakınmalar nelerdir?
İlk bulgusu lekelenme tarzında açık kırmızı vaginal kanamadır. Bu kanama şiddetli de olabilir. Kanama sırasında rahimde kasılma olmaması ve hastanın ağrı hissetmemesi plasenta previa için karakteristik bulgulardır. Ancak bazen beraberinde doğum sancısı şeklinde ağrılar görülür.

Tanı nasıl konur?
Ultrason, plasenta da dahil olmak üzere rahim içi yapıların incelenmesinde önemlidir. Ultrason ile bebeğin plasentasının yerleşim yeri saptanır. Plasenta rahim ağzına yerleşmişse tanı plasenta previadır. Plasenta rahim ağzını (serviks) tamamiyle kapatmışsa Total, kısmi olarak kapatmışsa Parsiyel Plasenta previa olarak adlandırılır. Ultrason ile previa tanısı konan gebeye vaginal yolla steril spekulum muayenesi yapılarak vaginal kanamanın başka bir patolojiden olup olmadığı kontrol edilir.

Tedavi
Tedavi tamamı ile gebenin vaginal kanama epizodlarının sıklığına ve kanama miktarına bağlıdır. Burada bebeğin doğumuna ne kadar süre kaldığı da önemlidir. Mümkün olduğunca doğum geciktirilerek bebeğin olgunlaşmasına fırsat tanınmaya çalışılsa da çok şiddetli bir vaginal kanama da gebenin hayatı tehlikeye gireceği için gebelik sonlandırılır.
Plasenta previa kanaması bebek olgunlaşmadan önce meydana gelmişse ve kanama miktarı azsa bebeğin olgunlaşmasına izin verilir.

Vaginal kanaması olan hasta hastaneye yatırılarak izleme alınır. Plasenta previadaki kanama annenin hayatını tehlikeye sokabildiği gibi daha az miktardaki kanamalar annede kansızlığa neden olacaktır. Bu nedenle tanı konar konmaz tam kan sayımı yapılır. Varsa annedeki aneminin düzeyi saptanır. Anemiyi tedavi etmek için kan yapıcı demir ilaçlarına başlanır. Eğer kansızlık ilaç tedavisi ile düzeltilemeyecek boyutta ise kan transfüzyonu zorunludur. Kan transfüzyonu ile annenin hemoglobini en az 10 gr/dl seviyesine yükseltilir.

Annenin fiziksel aktivitesi de plasentadan kanamayı başlatabilmektedir. Bu nedenle hastanın fiziksel aktivitesi kısıtlanarak yatak istirahatine alınır.

Rahim kasılmaları erken doğum eylemini ve dolayısı ile kanamayı başlatacağından önlem olarak doğum eylemini baskılayıcı (tokolitik) tedaviye başlanır.

Bu şekilde hastanede durumu stabil hale gelinceye kadar izlenen hasta bebek olgunlaşması henüz tamamlanmamışsa evinde yatak istirahatine devam etmek şartıyla taburcu edilebilir. Bu arada doktorun uygun göreceği sıklıkta takiplere devam edilir.

Cinsel ilişki de kanamayı başlatabileceğinden plasenta previalı hastalarda yasaklanır.

Takipler sırasında bebek olgunlaşması tamamlandığında veya vaginal kanama ciddi boyutlara ulaştığında doğuma karar verilir

Plasenta previa da doğum genellikle sezaryen ile olur. Ancak plasenta tam değil de kısmi olarak rahim ağzına yerleşmişse vaginal doğumda denenebilir.


Kaynak: kadinvegebelik.org

Related Posts with

Thumbnails

23:11 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Gebelikte plasenta sorunları plasentanın rahim ağzını kapatması

mol gebelik nedir mol gebelik belirtileri nelerdir mol gebelik n

Kategori: gebelik

mol gebelik nedir mol gebelik belirtileri nelerdir mol gebelik nasıl tedavi edilir üzüm gebeliği

Mol gebeliği, halk arasında bilinen adıyla "Üzüm Gebeliği", erken gebelik döneminde rastlanan, gebelik ürününün sağlıklı gelişiminin aksadığı bir hastalıktır. Aslında plasentanın anormal gelişimidir ve rahim içinde üzüm tanesi şeklinde bol miktarda oluşumlar içermesiyle karakterizedir.

Mol gebeliğin iki türü vardır: Komplet ve parsiyel (inkomplet):

A)Komplet (tam) Mol: Gebelik sadece plasental dokulardan oluşmuştur. Bebeğe ait hiçbir doku yoktur. Bu durum, çekirdeksiz bir yumurtanın spermle döllenmesi sonucu oluşur. Yumurtanın çekirdeksiz olması nedeniyle bebek gelişimi olmaz ancak bebeğe ait eklerden plasenta gelişmeye devam eder. Plasental yapılardan salgılanan bhCG hormonu nedeniyle hastada gebelik belirtileri bulunur. Bu form, mol gebeliğin daha sık gözlenen şeklidir. Belirtileri gebeliğin erken döneminde ortaya çıkar.

B)Parsiyel (kısmi) Mol: Anormal plasental gelişimin yanı sıra bebeğe ait yapılar da mevcuttur. Normal bir yumurta hücresinin iki spermle döllenmesi söz konusudur. Her ne kadar bebek oluşmuş ise de genetik olarak fazla kromozomu olan bebeğin yaşama şansı yoktur. İçeri giren iki sperm (23+23= 46) ve yumurta hücresi (23) kromozomları birleşince ortaya genetik şifre bozukluğu olan 69 kromozomlu bir gebelik materyali çıkmıştır (Normal insanda 46 kromozom bulunur).

Risk Faktörleri:

Anne yaşının artması ile görülme sıklığı artar. Sosyoekonomik seviyesi düşük ve kötü beslenen kadınlarda daha sık olmaktadır. Görülme oranı 1000 gebelikte 1 olarak bildirilmektedir. Daha önceden mol gebelik geçirmiş olanlarda tekrar mol gebelik geçirme riski 10 kat kadar artar ve %1' e yükselir. İki kez mol gebelik geçirmiş olanlarda risk %10' a yükselir.

Yakınmalar:

Hastada gebeliğin tüm belirtileri bulunabilir.

Adet gecikmesi ilk bulgudur. Yapılan gebelik testleri pozitif çıkacaktır. Mol gebelik genellikle erken gebelik döneminde kanamaya neden olur.

Gebelik bulantı ve kusmaları daha şiddetlidir. Çünkü bu hastalıkta salgılanan bhCG miktarı, normalin çok üstündedir. Nadiren erken dönemde preeklampsi, hipertiroidi, aşırı tüylenme gibi, diğer hormonların salgılanmasının yol açtığı durumlar ortaya çıkar.

Gebelerin bir kısmı 'üzüm tanesine benzer parça düşürme' yakınması ile başvurur.

BhCG(plasentadan salınan bir hormon) yüksekliği nedeniyle bazı hastalarda her iki yumurtalıkta kist oluşumu saptanabilir. Bu kistlerin büyümesi ve hormon salgılaması durumunda ağrı, vücutta tüylenme gibi belirtiler eklenebilir.

Tüm belirtiler, genellikle, parsiyel molde daha hafiftir ve daha geç dönemde bulgu verir.

Tedavi :

Tedavi öncesi, kan testleri yapılır, kan grubu belirlenir, diğer organlara yayılım araştırması yapılır. Akciğer filmi çekilir.

Hastane şartlarında genel anestezi altında rahim ağzının genişletilmesini takiben rahim içerisinin boşaltılması temel tedavi yöntemidir.

Takip:

Mol gebeliği, Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) olarak adlandırılan bir hastalığa dönüşebilir. GTN, vücudun başka yerlerine de atlayabilen (metastaz) veya rahim içerisinde tekrarlayabilen habis bir hastalıktır

Hastalar, mol gebeliğin nüks riski nedeniyle sıkı takibe alınırlar. Takip programında 1 yıl süreyle hasta gebe kalmamalıdır. Bu amaçla doğum kontrol hapları idealdir. Başlangıçta kan bhCG seviyeleri normale dönünceye kadar haftalık ölçümler yapılır. (Üç ardışık haftalık takipte bhCG sıfır oluncaya dek haftalık takiplere devam edilmelidir). Akciğer röntgeni çekilir. Haftalık takiplerden sonra 6 ay süreyle aylık, daha sonrada 2 aylık bhCG takibi yapılır.

1 yıl süreyle 3 ayda bir jinekolojik muayene, ultrason ve kan testleri ile hastalık nüks açısından değerlendirilir. 1 yıl sonunda her şey normalse hastanın gebe kalmasına izin verilir.

Tüm vücut, çeşitli görüntüleme yöntemleri ile metastaz (yayılım) açısından araştırılır. Hastalığın yaygınlığına, şiddetine göre farklı kemoterapi yöntemleri ile tedaviye başlanır. Kemoterapiye iyi yanıt vermesi ile yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir.

 

kaynak:gata.edu.tr

 

Related Posts with

Thumbnails

23:10 - 2/7/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : mol gebelik nedir mol gebelik belirtileri nelerdir mol gebelik nasıl tedavi edilir üzüm gebeliği

Sonraki Sayfa


Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss
darende
darende
darende
kaplıcalar
Kategoriler

Son Yazılar
- derya baykal örgü modelleri, derya baykal panco modeleri, derya
- nutuk hakkında bilgi kısa bilgi
- tığ işi muhteşem şal modelleri
- şal örgü modelleri
- şal modellerı,şal modelleri, şal modelleri,şal modelleri,şal öen
- Resimli Anlatımlı Şal Modeli Örgü Modeli Resmi
- Tas Kebabı Tarifi
- Saksı Kebabı ( Patlıcanlı )
- Badılcan Kebabı Tarifi, Patlıcan Kebabı Yapılışı
- Urfa Usulu Kazan Kebabı Tarifi Hazırlanışı
- Mangır Köftesi Tarifi, Mangır Köftesi Nasıl Yapılır, Pişirilir;
- Vejeteryan Usulü Çiğ Köfte Tarifi | Kıymasız Çiğ Köfte Tarifi;
- rus salatası tarifi, rus salatası yapımı, russalatası tarifi
- muhammara nasıl yapılır, muhammara tarifi
- irmik helvası nasıl yapılır
- İçli köfte Tarifi, Yapılışı Hazırlanışı
- Hamsi Güveç Tarifi - Hamsi Güveç Nasıl Yapılır?
- Elmalı Pasta Tarifi - Elmalı Pasta Nasıl yapılır?
- Bayram Kavurması
- Bayatlamayan Poğaça Tarifi
- Ağlayan Pasta Tarifi
- adana kebap nasıl yapılır
- ELAMLAR
- derya baykal örgü modelleri
- derya baykal örgü modelleri

Etiket Bulutu
derya baykal örgü modelleri derya baykal panco modeleri derya baykal şal modeli derya baykal şal örgü modelleri derya baykal.com    nutuk hakkında bilgi kısa bilgi    nutuk hakkında çok kısa bir bilgi    nutuk hakkında genel bilgi    nutuk hakkında kısa bilgi    nutuk nedir    şalörnekleri    tıgişi şal modelleri    tığ işi muhteşem şal modelleri    tığ işi şal örnekleri    tığişi şal örnekleri    şal örgü modelleri    şal örgü örnekleri    şal örnekleri    şallar    şal modellerı    şal modelleri    şal öenekleri    anlatımlı şal modelleri    en güzel şal modelleri    en güzel şal örnekleri    güzel şal örnekleri    şal modeli Tas Kebabı Tarifi Tas Kebabı Tarifi Hazırlanışı yapılışı Saksı Kebabı ( Patlıcanlı ) yapılışı tarifi Badılcan Kebabı Tarifi Patlıcan Kebabı Yapılışı Urfa Usulu Kazan Kebabı Tarifi Urfa Usulu Kazan Kebabı Hazırlanışı





Clicky Web Analytics
Gizlilik Politikası
Sandikli Kaplıcası | Sandikli Kaplıcaları | Ömer Gecek Kaplıcası | Ömer Gecek Kaplıcaları Page 

copy protected against web site content infringement by Copyscape