| Her telden |
Giovanni SchiaparelliGiovanni Schiaparelli![]() Giovanni Virginio Schiaparelli (14 Mart 1835 - Temmuz 4, 1910).İtalyan Astronomdu.Turin ve Berlin rasatanesinde çalıştı ve okudu.Yeğeni Elsa Schiaparelli ünlü bir modacı oldu. Giovanni Schiaparelli Astronomi Mars’ın Haritasını çizmesiyle bilinir. Yüzyıllar boyunca insanlar, evrende yalnız olduklarına kesinlikle inanmışlardı. Özelliklekilise, Dünya’nın evrenin merkezi olduğunu ve diğer tüm cisimlerin onun etrafında döndüğü tezinden başkasını kabul etmiyordu. Ta ki astronom Nikolaus Kopernikus, Dünyanın da diğer gezegenler gibi Güneş’in etrafında döndüğü ve evrende özel bir konumda bulunmadığını açıklayana dek… Tarihte uzay senaryoları Böylece geçen yüzyıldan itibaren, insanların evrene bakış açıları da değişti. Hatta Thomas Dick adındaki İskoç bir papaz, evrenin haddinden fazla iskân edildiğini öne sürecek kadar ileri gitmişti. Bu din adamı popüler bir kitabında, evrende yaklaşık 2,5 milyar gezegende, canlıların yaşadığını öne Bundan çok kısa bir süre sonra 1875 yılında, “New York Sun” adlı saygın bir gazetede, tüm zamanların “en büyük keşfinden” bahsediliyordu. Yeni geliştirilmiş teleskoplarla, astronomlar sözde ayda yaşayan olağanüstü canlıları görmüşlerdi! Ayda yaşayan canlılar gazetenin tarifine göre, 1,20 m büyüklüğünde, kızıl saçlı ve kanatlıydılar! Tabii çok geçmeden bunun sadece hayali bir haber olduğu anlaşılmıştı. Fakat insanların evrende başka canlıların yaşadıklarına inanmaya her an hazır oldukları, daha sonraki yıllardaki, hayali Mars insanlarıyla iyice ortaya çıkmıştı. İtalyan astronom Giovanni Schiaparelli ‘ nin komşu gezegenlerde gördüğü geometrik yapıları, yapay kanallar olarak açıklamasından sonra, Mars haritası büyük bir sansasyon yaratmış ve Mars insanlarının varlığına inananlar birdenbire çoğalıvermişti. Yazar H. G. Wells ‘in 1897 yılında yayımlanan bilim kurgu romanı, Marslıların Dünya’ya büyük bir saldırı düzenleyerek, Dünyalıları Daha ellili yılların ortasında UFO hikâyelerinin babası olarak bilinen Pole Georg Adamski, Venüs’e yaptığı uzay gezisini anlatarak binlerce yandaş toplamıştı. Venüslüler, sözde 1000 yıl yaşayabiliyorlardı ve gezegenlerinde her şey otomatikleştiği için, günde yalnızca iki saat çalışmaları yeterliydi! Aynı tarihlerde ölçüm aygıtlarıyla çalışmaya başlayan astronomlar, Mars ve Venüs gibi komşu gezegenlerde, primitif bitkilerin veya mikroorganizmaların yaşadıklarına dair kanıtlar bulmuşlardı! Ve gerçekler… Ne var ki altmışlı ve yetmişli yıllarda kanıtların doğru olmadığı ortaya çıktı. Daha gelişkin gözlem sondalarıyla yapılan incelemeler sonucunda, Mars’ın adeta steril bir buz kütlesi, Venüs’ün ise madeni ergitebilecek sıcaklıkta olduğu anlaşıldı. Daha üç yıl önce NASA araştırmacılarının bir basın toplantısında yaptıkları Europa’da yaşam Son araştırmalardan anlaşıldığı gibi, astronomlar aslında aramalarını Güneş Sistemi’nin yanlış bir bölgesinde sürdürmüşlerdi. Uzay sondası “Galileo”, Dünya’dan 800 milyon km uzaklıktaki olası bir vaha ile karşı karşıya: Jüpiter uydusundaki buz tabakasının kilometrelerce derinliğinde, böylece pekala güney denizinin sıcaklığında bir deniz olduğu düşünülebilir. Ne var ki, Europa uydusunun tümü karanlık. Fakat basit organizmalar güneş ışığı görmeden de yaşayabiliyorlar. Örneğin, yeryüzündeki okyanusların hiç ışık almayan derinliklerinde, metrelerce uzunlukta spirografisler, yengeçler ve dev midyeler dolaşmakta. Bu yüzden bazı bilim adamları, Europa’da canlıların varlığına inanıyorlar. Araştırmacılar 2003 yılında Europa’nın yörüngesine, radarlarla uydunun her yanını aydınlatacak bir aygıt yerleştirmeyi düşünüyorlar. Pasadena (Kaliforniya) NASA Gezegen Araştırma Merkezi’ndeki bilim adamlarının Europa ile ilgili projeleri daha ilginç. Uydunun yüzeyine gönderilecek bir uzay sondası, adeta bir torpido görevini yerine getirecek. Biyolog Karl Stetter yaptığı uzun incelemeler sonucunda, organizmaların yalnızca dondurucu sıcaklıklarda değil, kaynaçlarda, çok sıcak petrol kaynaklarında ve yanardağ ağızlarında da, tamamen havasız ve ışıksız yaşayabildiklerini tespit etti. “Böylece, yavaş yavaş, yaşamın düşündüğümüzden çok daha çeşitli ortamlara uyum sağlayabileceğini anlamaya başladık” diyor, astrobiyolog Frank Drake. Kaynak: Teknomaxxi08:38 - 14/3/2009 - Yorum {0}Etiketler : Giovanni Schiaparelli Yorum Gönder0 yorum yazilmistir
|
Hakkımda Her konunun yer aldığı kişisel blog Ana Sayfa Profilim Arşiv Rss Kategoriler
Son Yazılar - Çoban salatasında hangi malzemeler kullanılır? - pilav-yapmadan-once-pirinci-nasil-islatmaliyiz - Mevsim salatası nasıl yapılır? - Çoban salatası nasıl yapılır? - Acılı ezme nasıl yapılır? - Haydari nasıl yapılır? - Kavurma nasıl pişirilir? - Lezzetli kavurma yapmanın püf noktaları nelerdir? - Kavurma yapmak için et nasıl hazırlanır? - Kavurma en güzel hangi etten yapılır? - Kavurmanın yanında ne yenir? - Domates nasıl küp küp doğranır? - Jülyen doğrama nasıl yapılır? - Salata için soğan nasıl doğranır? - Yemeklik soğan nasıl doğranır? Etiket Bulutu yeşil biber nar ekşisi salata tarifi çoban salatası yemek tarifleri pilav tarifi sebzeli pilav pilav yapmak sade pilav pirinci yıkamak salata malzemeleri maydanoz mevsim salatası mevsim salatası malzemeleri çoban salata çoban salatası nasıl yapılır salata nasıl hazırlanır acılı ezme malzemeleri acılı ezme acılı ezmenin tarifi biber salçası haydari tarifi tatlı biber haydari hazırlanışı haydari kavurma et çoban kavurma tarifi et kavurma yemek tarifleri kuzu eti kavurma kuşbaşı et kavurma kuzu kavurma tarifi malzeme seçimi kavurma tarifi kuzu kavurma koyun kavurma kavurma yapmanın püf noktaları kavurma en iyi hangi etten olur kavurma nasıl yapılır kavurma yapımı |