| Her telden |
derya baykal örgü modelleri![]() tam derya baykal şapkası sizlerde öyle demezmisiniz acaba şapkayı görünce.yapılışını isterseniz bana yazın tarif edeyim sizler için.derya baykal ne diyor hayal gücünüzü kullanın işte hayal gücü bie şapka 20:15 - 23/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri![]() derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 20:13 - 23/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri![]() ![]() ![]() derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 20:11 - 23/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri![]() ![]() derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 20:08 - 23/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri ÖRGÜ ELBİSE![]() KIZ ÇOCUKLARI İÇİN ÖRGÜ ELBİSE. RENKLERİ ÇOK CİCİ. 10:11 - 23/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : ÖRGÜ ELBİSE,örgü elbise derya baykal örgü modelleri derya gibi örgüler,derya gibi,derya baykalınipleri atmayın değerlendirin bakın sizlerde kalan iplerinizle motifler yaparak örgü bluzler,örgü modelleri ,örgü,kazaklar yapabilirsiniz.hadi hanımlar deryali günlere.hayal gücünüzü kullanın 10:07 - 23/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri,derya gibi,derya gibi örgüleri 19.yy osmanlı devletinin siyasi alanda yaptığı yenilikler ve gelSiyasi alanda yapılan yenilikler ve gelişmeler:2.Mahmut döneminde Sekbad-ı Cedit ordusu kuruldu ve daha sonra kaldrıldı.Eşkinci ocağı kuruldu.Yeniçeri ocağı kaldırıldı yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adında yeni bir ordu kuruldu.Harp okulu açıldı.Subay yetiştirildi.Subayların eğitimi için Avrupa'dan uzmanlar getirildi. Düşünce hayatında meydana gelen gelişmeler: 1789 yılında Fransız devriminin milliyetçilik akımından etkilenen çok uluslu devletler yıkıldı.İnsan hakları demokrasi , eşitlik , adalet , hürriyet gibi yeni fikirler Osmanlı topluluğunu da etkiledi.Halkımız bilinçlendi demokrasi hareketleri filizlendi.Cumhuriyet rejiminin tohumları atıldı. Sosyal hayatta meydana gelen değişmeler olayları ve Toplumun genel yapısı Divan örgütü kaldırıldı. Bakanlıklar kuruldu.İllere valiler atandı. Köylere muhtarlıklar kuruldu. Memurlara rütbe verildi maaş bağlandı.ceket,pantalon,fes zorunlu hale getirildi.İlk nüfus sayımı yapıldı.Özel mülkiyet güvencesi getirildi.Takvim-i vekay-ı adlı ilk resmi gazete çıkarıldı.. Ekonomik ve askeri alan ile eğitim alanındaki yenilikler: Eğitim : İstanbul'da ilkokul zorunlu hale getirildi. Ortaokullar subay okulları açıldı. Devlet memuru yetiştirmek üzere okullar açıldı. Devlet memuru yetiştirmek üzere okullar açıldı.Yabancı dil okulları açıldı.Avrupa'ya öğrenci gönderildi. Ekonomik : Herkesten kazancına göre vergi alındı mal mülk edinmesine hak tanındı.İstediğine satabilmesi sağlandı.Miras bırakma hakkı verildi.İlk kağıt para basıldı. 18:58 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : osmanlı devletinin,osmanlı YARARLI CEMİYETLER( MİLLİ CEMİYETLER) HANGİLERİDİR.?YARARLI CEMİYETLER( MİLLİ CEMİYETLER) HANGİLERİDİR.?• Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Doğu Anadolu’nun Ermenilere verilmesini önlemek için kuruldu. • Trakya Paşa eli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Trakya’nın Yunan işgaline uğramasını engellemek için Edirne’de kuruldu. • Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti: Doğu Karadeniz ve çevresinin Rumlara verilmesini ve Rum Pontus Devletinin kurulmasına engel olmak için kuruldu. • Kilikyalılar Cemiyeti: Adana ve çevresinin Ermenilere verilmesini önlemek için kurulmuştur. • İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini önlemek için kurulmuştur. • Milli Kongre Cemiyeti: İstanbul’da kurulan bu cemiyet Türklere karşı yapılan haksızlıkları basın ve yayım yolu ile dünyaya duyurmaya çalışmışlardır. 18:56 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : YARARLI CEMİYETLER( MİLLİ CEMİYETLER) HANGİLERİDİR,CEMİYETLER ELAMLARBaşkentleri Sus’tur. Sami kökenlidirler. Önemli bir varlık ortaya koyamamışlardır.Elamlar ya da Elamlılar M.Ö 1400'den itibaren Güneydoğu Mezopotamya'da varlık göstermişlerdir. Sümerler ve Akadlar ile birçok savaş yapmışlar ve zaman zaman bu devletlerin boyunduruğunu kabul etmişlerdir. Başkenti Sus şehri olan Elamlar bilim ve teknikte ileri olmamalarına rağmen güzel sanatlar ve süsleme alanında büyük gelişme göstermişlerdir. Tarımla ilgilenen Elamlılar çok tanrılı dinlere inanmışlardır.Elamlar sümerlerin doğusunda yaşamışlar ve bölgede kalıcı bir eser bırakmamışlardır.M.Ö.4.binden M.Ö.640'a kadar varlılarını korumuşlardır. Mezopotamya'da,Elam denilen yerde kurulan tarihsel devlet (İ.Ö.3000-640).Elam,Sümerlerin oturduğu Sinear'ın doğusunda Kerha ve Karun ırmaklarının geçtiği bölgedir. Elam'ın merkezi Sus'ta yapılan kazılar sonucunda,burada,İ.Ö. IV.binyıldan İ.Ö.VII.yüzyıla kadar süren bir uygarlığın yaşanmış olduğu anlaşılmıştır.Sus'un en alt katında (Sus I),Taş Çağı aletleri yanında,bakırdan baltalara rastlanmış,özellikle iyi temizlenmiş temiz kilden yapılma ve üzerleri geometrik şekiller ve üsluplaştırılmış hayvan ve insan resimleriyle süslenmiş çanak,çömlek ve vazolar bulunmuştur.Daha üst katta (Sus II) madenciliğin ilerlediğini gösteren eserler bulunmuş,fakat çömlekçiliğin gerilediği görülmüştür. Elam'da,Tarih Çağı başında,Mezopotamya'nın başka yerlerinde olduğu gibi küçük şehir devletleri kuruldu.Bunlardan başkenti Sus olan Anşan devleti en çok gelişenler arasında idi.İ.Ö. 3000 yılında Anşan beyi öteki şehir devletlerini yönetimi altına alarak bir krallk kurdu. Elamlılarla Sümerler arasında savaş eksik olmuyordu.Elamlılar zaman zaman Sümerlerin ülkesine saldırmışlardır.Buna karşılık Sümer devletlerinin güçlü hükümdarları Elam'ı ele geçirerek onlara egemenliklerini kabul ettirmişlerdir.Akad kralı Sargon,Elam kralı ile savaştı.Tornu Naram-sin,Elam'ı yönetimi altına aldı.Gutilerin istilasından sonra,Sümerlerden III.Ur sülalesini yıktılar ve Sinear'ı ellerine geçirdiler(İ..2200).Daha sonra Elam,Birinci Babil devletinin yönetimine girdi.Kasitlerin istilasından sonra Elamlılar,Babil'i ele geçirdiler.Fakat burada fazla kalamadılar.Elamlılar bundan sonra Asurlularla savaştılar.Asur Kralı Asurbanipal,Elam'ı aldı.Halkını başka ülkelere gönderdi.Buraya Asurlu bir vali atandı.Böylece Elam devleti sona erdi. Elamlılar: mezepotamya uygarlığı içerisinde incelenen elamlar, mezopotamya bölgesi dışında;Sümer ülkesinin doğusunda yaşamışlardır. sümer egemenliğine son veren elamlar, ilk dönemlerinde şehir devletleri (site) şeklinde örgütlenmişlerdir. mö3000 yıllarında Sus sitesi pernsi , diğer siteleride egemenliği altına alarak krallığını merkez Sus olmak üzere Elam Krallığı`nıkurmuştur. Elamlar madencilik, çömlekyapımı ve seramik sanatında ilerlemişlerdir. Elamlar çivi yazısını kunlanmışlardır. Elamlara Asurlar son vermiştir... Kökenleri SAMİ kökenidir.. 18:54 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : ELAMLAR,elam ZARARLI CEMİYETLER HANGİLERİDİR?ZARARLI CEMİYETLER HANGİLERİDİR.?A. Azınlıkların Kurdukları Cemiyetler: • Mavri Mira: Rumlar tarafından kuruldu. İstanbul Patrikhanesi yönetir. İzmir ve Doğu Trakya’yı Yunanistan’a katmak istemektedir. • Etnik-Eterya Cemiyeti:Rumlar tarafından Yunanistan sınırlarını genişletmek için kuruldu. • Pontus Rum Cemiyeti:Doğu Karadeniz’de eski Rum Pontus Devletini tekrar canlandırmak için Rumlar tarafından kuruldu. • Ermeni Taşnak –Hınçak Cemiyeti: Ermeniler tarafından Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurmak amacıyla faaliyet göstermiştir. B. Milli Varlığa Düşman Cemiyetler: • Kürt Teali Cemiyeti: Doğu illerinde bir Kürt Devleti kurmak için faaliyette bulundu.(İstanbul’da kuruldu.) • Teali İslam Cemiyeti: Saltanat ve Hilafeti desteklemiş ve İstanbul’da kurulmuştur. • İngiliz Muhipleri Cemiyeti: İngiliz himayesinde yaşamayı isteyenler kurmuştur. • Sulh ve Selamet-i Osmani Fırkası: Saltanat ve Hilafeti desteklemiştir. • Wilson Prensipleri Cemiyeti: Amerika egemenliğini(Mandasını) istemiştir. 18:52 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : ZARARLI CEMİYETLER,CEMİYETLER havza genelgesiHAVZA GENELGESİ(28 MAYIS 1919) Samsun bölgesini, İngiliz ve Rumların varlığından dolayı, milli mücadele çalışmalarının başlaması için uygun görmeyen Mustafa Kemal; Samsun’dan Havza’ya hareket etti. Anadolu’daki komutanlarla da irtibat kurarak orduların terhis edilmemesini sağlamaya çalışan Mustafa Kemal; Havza’da, milli bilincin uyanması ve İtilaf devletlerinin Türk halkının tepkisini görmesi için İzmir’in işgalini protesto eden bir miting düzenledi. Bu tür mitinglerin tüm yurtta da yapılmasını istedi. Mustafa Kemal yurdun çeşitli yerlerinde başlayan halk heyecanını ortak bir çizgi üzerinde birleştirmek istiyordu.Ferdi bilinçten ulusal bilince ulaşılmasını istiyordu. Açıklamalar: 1-Mustafa Kemal İzmir’in işgalini halkın uyarılması ve birleştirilmesi için kullanmak istemiştir. 2-Mustafa Kemal’in isteği üzerine bundan sonra mitingler düzenlenmesi, Mustafa Kemal’in lider olarak benimseneceğini göstermektedir. 3-Mustafa Kemal’e Havza’daki faaliyetlerinin sonucu olarak; İngilizlerin baskısıyla, 8 Haziran 1919’da İstanbul hükümetinden, kendisini İstanbul’a geri çağıran bir telgraf geldi. 18:49 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : havza genelgesi,havza Hakaniye LehçesiESKİ TÜRKÇE DÖNEMİ VE HAKANİYE LEHÇESİHakaniye Lehçesi dendiği zaman akla Kaşgarlı Mahmut'un en çok beğendiği, öyle ki "Kaşgar dili","Kaşgar Türkçesi" olarak da adlandırılan, bir diğer şekilde "Karahanlı Türkçesi" (Karahanlıca)dilinin devirlerinden biri gelir. Kaşgarlı'nın şivelerle karşılaştırılırken "Türkçe" diye adlandırdığı Hakaniye lehçesi, ilk Türk yazı dilidir.Bu yazı dili devresinden gelen eserlerin büyük kısmı Uygur yazısı ile yazılmış olduğundan bu döneme Uygur dönemi(devri), bu yazı diline de Uygurca denilebilir. Fakat Türkoloji ve Türk dili öğretiminde Türkçe'nin bu ilk devresi için biz "Eski Türkçe" adlandırmasını yapıyoruz."Eski Türkçe" dönemini incelerken bu dönemin kapsadığı Hakaniye lehçesini ve özelliklerini de inceleyebiliyoruz... Türkçe'nin ilk devirlerinden olan Eski Türkçe devresi, dilimizin diğer evrelerindeki gelişmelerin kaynağıdır.Kısacası, Türkçemizin bütün şekillerinin kökenine inecek olursak Eski Türkçe dönemini incelemeliyiz.Türkçe'nin ana devresi ve temel yapıları bu dönemde temellenmiştir. Eski Türkçe döneminde Köktürk yazısı (6.-8. yy.),Uygur Türklerinin kullandığı Uygur Yazısı (8.-13. yy.) ve Müslüman olan Karahanlı Türklerinin Uygur yazısı ile birlikte Arap yazısını da kullanmaya başladıkları Karahanlıca (10.-13. yy.) dediğimiz birbirine çok yakın ağızlarda olan üç yazı dili meydana gelmiştir.Üç ayrı alfabe kullanılmış olmasına rağmen yazı geleneğimizin izleri üçünde de aynı özellikler gösterir. 18:47 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : Hakaniye Lehçesi,Hakaniye AtatÜrk Ve ÇocukAtatürk kimi sevdiklerine, "çocuk" diye seslenirdi. Atatürk'ü hep gözleri ışıl ışıl, yaşama sevinciyle dolu bir çocuk olarak düşünmüşümdür.Çocuk olabilmek, çocuk kalabilmek: Yeni, yaratıcı, meraklı, araştırıcı olmanın eşiğinde durmak değil midir? Bakmayın siz ruhbilim öğretilerinde dile getirilmeye çalışılan "içimizdeki çocuk" kavramı içinde tutulmaya zorlanan çocukluğu: Çocukluğun kuram aşın bir niteliği vardır. Kitap okunarak çocuk olunmaz. Çocukluk bir karakterdir. Elbette, bir ölçüde edinilebilir, İnsan çocukluğu keşfedebilir, ona ulaşmaya çabalayabilir. Nietzsche'nin Zerdüşt'ü üçlü evrimden söz eder: Sırasıyla, deveyken aslan, aslanken çocuk olmak: Evrimin bir anlamda ucunda durur çocukluk. Deve, isteyince çocuk olamaz. Çocukluk, yaşamın bir döneminde yaşanıp, yitirilir biyolojik olarak. Ruhun çocukluğa ulaşması ise, özgürlük ister, bağımsızlık. Ruh bağımsızlığına erişemeyenler çocuk olamazlar. Boynu bükük, bağımlılığı alışkanlıklarla yaşayan insanlar haline gelirler. Olgunluk, bana sorarsanız; çocukla yaşanan olgunluktur. Atatürk çocuktu: Yeniliğin, dönüşümün yılmadan ardında koşabilen, düş dünyası geniş, meraklı, araştıran. Atatürk çocuktu ve Cumhuriyetin çocuk kalmasını istedi hep: Her dem taze, her dem devingen, keşfedici, yaratıcı. İnsanlar gibi ülkeleri de çocuk olabilirler; yaşlı, yorgun kültürler olabilir, ağır, yavaş devinen. Ben ülkemin hep çocuk olduğunu düşündüm. Atatürk denen bir dahiyi yetiştiren çocuk ülke. Çocuk Atatürk'ü yetiştiren çocuk ülke. Cumhuriyet ruhu, Atatürk'ün ona kazandırmaya çalıştığı ruh, heyecanlı, meraklı, araştırıcı bir çocuk ruhuydu: Bilimde, sanatta, düşüncede kendini gösteren, ona giydirilmeye çalışılan özgürlüğü kısıtlayıcı giysiyi parçalayıp; yaşama kendi açısından bakabilme cesaretini taşıyan olgun çocuk ruhu. Oysa ne Atatürk'ün ne de Cumhuriyetin çekirdeğindeki çocuğu keşfedemedik. Atatürk törenlerde, yorgun, heyecansız, basmakalıp düşüncelerle dolu, çocukluğunu yitirmiş, yılgın insanlarca yıpratıldı; ondaki coşku ve heyecan yorumlanamadı. Bayat yorumlarla Atatürk, düzleştirilmeye, yaşlandırılmaya çalışıldı, çoğu kez bilinçsizce. Onu, ona yakışacak biçimde anmayı, yorumlamayı bilemedik. Aynı durum Cumhuriyetimizin de başına geldi. Cumhuriyet sürekli devinim, sürekli yenilenme, sürekli atılım, sürekli araştırma demekti. Oysa O, içinde taşıdığı çocuk ruhuna uygun yorumlanamadı. Kültürün çocuk ruhunu harekete geçiren oyun ruhu, bilim, sanat ve düşünceyle sağlanabilirdi. Bilim insanı olabilmenin, gerçekleri keşfetme başarısının oyun oynamayı seven, düş gücü son derece gelişmiş bir çocuk ruhu ile sağlanabileceğini anlayamadık. Yoksul, düzensiz bir yaşamda insanlar çocuk olamıyor, çocuk kalamıyor, çok çabuk büyüyor. Çocukluğunu yaşayamamış, çocukluğa hasret insanların çoğunlukta olduğu bir kültürde, doğmaları sorgulayabilen, yaratıcı olma özgürlüğüne, özerkliğine sahip insanlar yetişemiyor. Yaşamı bir kocaman yük sayan, gergin, kaygılı insanların umutsuz çözüm arayışları egemen olmaya başlıyor kültüre. Oysa Cumhuriyetin çekirdeğinde, Atatürk olmanın özünde çocukluk var: Devşirilmiş, öğrenilmiş, diğer kültürlerden, insanlardan, hele hele kuramlardan alınmış çocukluk değil bu: Düşlerle, yaşama sevinciyle dolu, bize özgü, özgün bir çocukluk: Bilimde, sanatta, düşüncede yaratıcı ürünler ortaya koymamıza olanak sağlayacak özgürlük, özerklik. Yitirdik çocukluğumuzu. Ağır bir ekonomik yük binmiş sırtımıza. Olgun çocuk ruhumuz, bu güçlükleri yenmeye hazır. Sıkıntılar, acılar çekilecek. Çocuk Atatürk'ün bize emanet ettiği çocuk Cumhuriyet, çocukluğunu hatırlamalı yeniden. Düşlerini, yaratıcı oyunlarım kuşanmalı: Bilim, sanat ve düşünceye çocuk canlılığı ile katkıda bulunmaya çalışmalı. Prof. Dr. Ahmet İnam (MPM Anahtar-Nisan 2003-Sayfa 20) (Cumhuriyet Bilim Teknik, s. 81 18:44 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : AtatÜrk Ve Çocuk,AtatÜrk DİYET LİSTESİDİYET LİSTESİACİL KİLO VERMEK İSTEYENLER İÇİN ; Kısa sürede oldukça kilo verdiren diyetlere büyük bir talep var. Kimi diyetisyenler bu diyetlerin çok kısa sürede kilo verdirmesini sakıncalı bulsa da Amerikan Kalp Vakfı acilen kilo vermeleri gereken kalp hastalarına bu diyeti öneriyor. Ancak 35 yaş üstü kişilerin ve sağlık problemi olanların Amerikan Kalp Vakfı nın diyeti yapmamaları gerektiği baştan belirtiliyor. 3 günde tam 4.5 kilo verebileceğiniz bu diyeti üçüncü günün sonuda bırakmalı ve tekrar etmek istiyorsanız en az bir hafta ara vermelisiniz. 1. Gün Kahvaltı Yarım greyfurt 1 dilim tost ekmeği 2 çorba kaşığı fıstık ezmesi Şekersiz çay / kahve Öğle Yarım porsiyon ton balığı 1 dilim tost ekmeği Şekersiz kahve/çay/soda Akşam 2 dilim et 1 tabak yeşil fasülye 1 küçük elma 1 tabak vanilyalı dondurma (3 top) 2. Gün Kahvaltı 1 yumurta Yarım muz 1 dilim tost ekmeği Şekersiz çay/kahve Öğle 1 tabak lor peyniri 3 tuzlu kraker Akşam 2 sosis 1 tabak brokoli veya karnıbahar Yarım tabak havuç Yarım muz Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top) 3. Gün Kahvaltı 5 tuzlu kraker 1 dilim cheddar peynir 1 küçük elma Şekersiz kahve/çay Öğle 1 katı yumurta 1 dilim tost ekmeği Akşam 1 tabak ton balığı 1 tabak karnıbahar Yarım kavun Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top) 6 ÖĞÜNLE ZAYIFLAYIN Ünlüleri zayıflatmasıyla tanınan Haluk Saçaklı, hazırladığı diyet programları ve beslenme düzenleme teknikleriyle son günlerde adından en sık bahsedilen obezite uzmanı. Haluk Saçaklı davranış düzenleme tekniklerini Vitrin okuyucuları için şöyle özetledi: "Dayanamadınız ve atıştırmaya başladınız. Hemen kalbinizin sesini dinleyin. Kalbiniz eğer atıştırma sonrası kendinizi daha kötü hissedeceğinize dair uyarılar veriyorsa hemen soluklanın ve ortamdan uzaklaşın.Lokmalar arasında çatalınızı bırakmanız, yemek sırasında durup şöyle rahatça sırtınızı sandalyeye dayamanız olumsuz duyguların uzaklaşmasını sağlayabilir. Yemeğe karşı oluşan bir anlık duygusal boşluk ortadan kalktığında kontrolün yiyecekte değil kendi ellerinizde olduğu anlayacaksınız. Acıkmadan yemeğe başlamak büyük hatadır. Zira yemeği kesmek daha zor olacaktır. Yemek yemenizin fiziksel açlıktan olduğuna karar verdiğinizde acele etmeden, neyi ve neden yemek istediğinizi düşünerek hareket edin.Açlık ve iştahı iyi ayırt etmek gerekir. Bu ikiliyi çok iyi kontrol etmek gerekir. Açlık var olma mücadelesinin tehlikeli bir sinyalidir. İştah ise haz gereksiniminin göstergesidir.Tüm bu duyguları frenlemek için her şeyden önce güçlü olmak zorundayız. Güçlü olmanın ilk yolu 'hayır' demesini bilmekten geçiyor." Örnek diyet programı: Uyanınca . 1 bardak oda sıcaklığında su Kahvaltı . 1 porsiyon mevsim meyvesi . Şekersiz limonlu açık çay . 1 ince dilim kepek ekmeği . 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir . 4 adet yeşil ya da siyah zeytin . 1 porsiyon domates - salatalık - yeşil biber Kuşluk . 1 porsiyon mevsim meyvesi . 2 adet grisini lŞekersiz bitkisel çay Öğle . 2 adet köfte büyüklüğünde tavuk veya peynir ilâveli 1 porsiyon yeşil salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edin) . 2 ince dilim kepek ekmeği . 1 su bardağı diyet yoğurt İkindi . 1 porsiyon mevsim meyvesi . 1/4 sokak simidi . 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir . Şekersiz limonlu açık çay Akşam . 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1 porsiyon 4 yemek kaşığı mevsim sebzesi veya sınırsız mevsim salatası . 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1.5 su bardağı kepekli makarna ya da pilav veya 12 yemek kaşığı kuru baklagil . 1 su bardağı diyet yoğurt Gece . 1 porsiyon mevsim meyvesi Yatarken . 1 bardak oda sıcaklığında su Ayrıca diyet yemekler için saglikvediyet.com sitesine bakabilirsiniz. 18:42 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : DİYET LİSTESİ,DİYET Wilson İlkeleriWilson İlkeleri (8 Ocak 1918)ABD Cumhurbaşkanı Woodrow Wilson I.Dünya Savaşı sonrasında yapılacak barışın esaslarını yayınladığı on dört ilke ile açıklamış, İtilaf devletleri de ABD’yi yanlarında tutmak istediklerinden dolayı bu ilkeleri kabul ettiklerini bildirmişlerdir. ABD başkanı Wilson, savaştan sonra barışın devam etmesini bir daha böyle büyük savaşların çıkmamasını istiyordu. İlkeler: 1-Galip devletler yenilen devletlerden toprak ve sa-vaş tazminatı almayacak. Açıklama: 1-Bu madde yeni sömürgeler oluşmasına karşıdır. 2-Malüb devletlerin mütareke imzalamasını hızlandırmıştır. 3-Savaştan sonra imzalanan antlaşmalar bu maddeye uymamıştır. 2-Devletlerarası antlaşmalarda açık diplomasi esası uygulanacak. Açıklama: Gizli antlaşmalar hukuken geçersiz sayılmıştır. 3-Karasuları dışındaki denizlerde tam serbestlik sağlanacak 4-Uluslar arası ekonomik engeller kaldırılacak ve devletler arasında eşitlik sağlanacak 5-Silahlanmanın azaltılması yolunda karşılıklı güvenceler verilecektir. Açıklama: İlk silahsızlanma çağrısıdır. 6-Rusya,Belçika,Romanya,İtalya,Sırbistan,Karadağ ve Romanya’nın sınırları tekrar saptanacak 7-Devletlerarası anlaşmazlıkları barış yoluyla çözecek uluslararası bir örgüt kurulacak Açıklama: Milletler Cemiyetinin kurulması istenmiştir. Bu cemiyet Paris Konferansında kurulmuştur. Bu madde Wilson Prensiplerinin uyulan tek maddesidir. Savaş uluslararası meselelerin çözülmesinde araç olmaktan çıkarılmak istenmiştir. 8-Boğazlar bütün ulusların ticaret gemilerine açık olacak. 9-Osmanlı İmparatorluğu’nda Türklerin oturduğu bölgelerin egemenliği sağlanacak; diğer bölgelerdeki uluslara da kendilerini geliştirme hakkı verilecektir. Açıklama: Osmanlı Devletinin devam edeceği, fakat, parçalanacağı vurgulanmıştır. Bu madde Mondros mütarekesinden sonra Anadolu’da başlayan işgallerin hukuk dışı; bu durum karşısında Türk Kurtuluş Savaşının ise hukuka uygun olduğunu gösterir. Bu madde azınlıklar için ilham kaynağı olmuştur. 10-Alses Loren Fransa’ya geri verilecektir. Açıklama: Bu madde “savaştan sonra malüb devletlerden toprak alınmayacaktır” maddesi ile çelişmektedir. Wilson Prensiplerinin Önemi: 1-İttifak grubu mütareke imzalama konusunda ce-saretlendi(Savaşın bitişi hızlandı) 2-Çok uluslu imparatorlukların parçalanması ön görüldü 3-Wilson ilkeleri itilaf devletlerinin çıkarlarına ters düşmüştür. Bu nedenle kabullenmiş gibi göründükleri bu ilkeleri kendi çıkarları doğrultusunda yorumlamışlardır. İttifak devletleri ise bu ilkeleri barışın anahtarı olarak görüp benimsemişlerdir. 4-Savaştan sonra prensiplerine uyulmadığını gören ABD belli bir dönem Avrupa siyasetinden çekildi. 5-İmzalanan antlaşmalarda prensiplere uyulmadı 6-Kurtuluş Savaşı ve II. Dünya Savaşının çıkması Wilson Prensiplerinin amacına ulaşmadığını gösterir. 18:40 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : Wilson İlkeleri,Wilson can yücel anladımBunca zaman bana anlatmayaçalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş 18:38 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : can yücel anladım,can yücel atatürkün sözleri"Biz doğrudan doğruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur.""Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar." "Türkiye'de Bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü Türk Hükümetinin ilk gayesi, halka hürriyet ve saadet vermek, askerlerimize olduğu kadar sivil halkımıza da iyi bakmaktır." "Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük isler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır." "Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır." "Bizim dinimiz, milletimize hakir, miskin ve zelil olmayı tavsiye etmez. Tam tersine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin izzet ve şerefini korumalarını emrediyor." "Bütün zorba hükümdarlar hep dini alet edindiler; Hakiki ulema, dini bütün alimler hiçbir vakit bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Fakat gerçekte alim olmamakla beraber, sırf o kılıkta bulundukları için alim sanılan, çıkarına düşkün haris ve imansız bir takım hocalar da vardır. Hükümdarlar işte bunları ele aldılar ve işte bunlar dine uygundur diye fetva verdiler. Gerektikçe yanlış hadisler uydurmaktan çekinmediler. Gerçek ve imanlı ulema her vakit her devirde bunların kinine hedef oldu." "İntisap etmekle bahtiyar olduğumuz İslam dinini, asırlardan beri alışılmış olduğu üzere bir siyaset vasıtası mevkiinden kurtarmak ve yükseltmek elzem olduğu hakikatini müşahade ediyoruz. Mukaddes ve lahuti olan inançlarımızı ve vicdanlarımızı çapraşık ve değişken olan ve her türlü menfaat ve ihtirasların tecellisine sahne olan siyasetten ve siyasetle ilgili bütün hususlardan bir an evvel ve kesin olarak kurtarmak, milletin, dünya ve ahiret saadetinin emrettiği bir zarurettir." "Bizi yanlış yola sevkeden habisler, biliniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşlerdir. Saf ve nezih halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki, hep din kisvesi altındaki küfür ve alçaklıktan gelmiştir. Onlar her hayırlı hareketi dinle karşılarlar, halbuki hamdolsun hepimiz dindarız, artık bizim dinin icaplarını, dinin yasaklarını öğrenmek için şundan bundan derse ve akil hocalığına ihtiyacımız yoktur. Milletimizin içinde hakiki, ciddi alimler vardır. Milletimiz bu gibi alimleriyle iftihar eder. Bu gibi alimlere gidin, bu efendi bize böyle diyor, siz ne diyorsunuz deyin. Fakat umumiyetle buna da ihtiyaç yoktur. Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Eğer bizim dinimiz akla mantığa uygun bir din olmasaydı mükemmel olamazdı, dinlerin sonuncusu olmazdı. "Bir memleketin, bir memleket halkının düşmandan zarar görmesi acıdır. Fakat kendi ırkından büyük tanıdığı insanlardan vefasızlık, felaket görmesi daha acıdır." "Efendiler biz hayat ve istiklal isteyen bir milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için hayatimizi yok etmeyi göze alırız." "Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla ilgisi olmadığını söyler. Bazı kimseler modern olmayı kafir olmak sayıyorlar. Asil kafirlik onların bu inanışıdır." "Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müridler, meczuplar memleketi olamaz." Masum halka beş vakit namazdan başka, geceleri de fazla namaz kılmayı vaiz ve nasihat etmek belki de ömründe hiç namaz kılmamış olan bir politikacı tarafından olursa bu hareketin hedefi anlaşılmaz olur mu? "İlk olarak KURAN'ın dilimize çevrilmesini emrettim. Bu da ilk defa olarak Türkçe'ye çevriliyor." "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir." "Efendiler siz hayatınızda mebus olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat hiç bir zaman sanatkar olamazsınız." "Sayın ögretmenler, hiç bir zaman düşüncelerinizden çıkmasın ki cumhuriyet sizden "fikri hur, vicdani hür, irfanı hür" nesiller ister." "Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir." "Öğretmenler, yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır." "Bu memleketin sahibi ve toplumumuzun asil unsuru köylüdür." "Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek müstakil olan köylüdür. O halde herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete layik olan köylüdür." "Bir kere memlekette topraksız köylü bırakmamalıdır. Bir çiftçi ailesini geçindirebilen toprağın hiç bir sebep ve suretle bölünemez bir mahiyet alması, büyük çiftçi ve çiftlik sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği arazinin bulunduğu memleket bölgelerinin nüfus yoğunluğuna ve toprak verim derecesine göre sınırlanması gerekir." "Milletimizin bugünkü yönetimi gerçek özelliği ile bir halk yönetimidir." "Büyük davamız en medeni ve en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir." "Biz Türkler ruhen demokrat doğmuş bir milletiz." "Milletin kaynağı toplum hayatinin esasi olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir." "Kadınlarımız erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgili olmak zorunluluğundadır. Gerçekten ulusun anası olmak istiyorlarsa böyle olmalıdırlar." "Ben toprak büyütme meraklısı değilim. Barış bozma alışkanlığım yoktur. Ancak sözleşmeye dayanan hakkimizin isteğicisiyim. Onu almazsam edemem. Büyük meclisin kürsüsünden milletime söz verdim. Hatay'ı alacağım. Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getirmezsem milletimin huzuruna çıkamam. Yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, Yenilmem. Yenilirsem bir dakika yaşayamam." "Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar. Evet bu doğrudur. Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktur. Çünkü ben zoraki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Ben kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim." "Hayatta tam mutluluk ve esenlik ancak gelecek kuşakların şerefi, varlığı, esenliği için çalışmakta bulunabilir." "Millete efendilik yoktur. Ona hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur." "Beni görmek demek ille yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsaniz bu yeter." "Benim naciz vücudum bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyyen payidar kalacaktır." "Milletimi şimdiye kadar söylediğim sözlerle ve hareketlerimle aldatmamış olmakla gurur duyuyorum." "Basın, ulusun ortak sesidir. Bir güç, bir okul, bir yol göstericidir." "Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burda direneceksin. Önünde sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil, küçük, araçsız hiç telakki edecek, kimseden yardim gelmeyeceğine inanarak bu engelleri asacak, ondan sonra sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin." "Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız. Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsan, uzaktan bütün doğu milletlerinin de uyanışlarını öyle göruyorum. Bağımsızlık ve egemenliklerine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yer yüzünden yok olacak ve yerlerini milletler arasında hiç bir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hakim olacaktır." "Yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyetinin temeli burada atıldı. Bu meydanda akan Türk kanları, bu gökte dolaşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin sonsuz bekçileridir." "Ey yükselen yeni kuşak, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizsiniz." "Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müsbet ilimdir. Bunun içindir ki milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan zekasını, bilime bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu, her zaman ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besliyerek geliştirmek milli ülkümüzdür." "Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni özelliği ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır." "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE" "Bir takım şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen ve falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacılara talih ve hayatlarını emanet eden insanlardan mürekkep bir kütleye, medeni bir bir millet nazariyle bakılabilir mi?" "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." "Tekkeler de behemahal kapatılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti her şubede irsatlarda bulunacak kudreti haizdir. Hiçbirimiz tekkelerin irsadina muhtaç değiliz. Biz medeniyet, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz. Başka bir şey tanımıyoruz." "Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. Vicdan hürriyeti, mutlak ve taarruz edilemez, ferdin tabii haklarının en mühimlerinden tanınmalıdır." "Türkiye Cumhuriyetinde herkes Allaha istediği gibi ibadet eder. Türk Cumhuriyetinin resmi dini yoktur. Türkiye'de bir kimsenin fikirlerini, zorla başkalarına kabul ettirmeye kalkışacak kimse yoktur ve buna müsaade edilemez." "Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapmak lazım geldiğini düşünmek yani meşveret için yapılmıştır. Millet islerinde her ferdin zihni başlıbaşına faaliyette bulunmak elzemdir." "Türk milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir." "Medeniyet öyle kuvvetli bir ışıktır ki, ona bigane olanları yakar, mahveder." "Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar." "Sarık ve cüppeyle artık dünyada muvaffak olmanın imkanı yoktur. Yaptığımız muazzam inkilaplarla medeni bir millet olduğumuzu cihana ispat ettik." "Bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir." "Medeniyetin coşkun seli karşısında mukavemet boşunadır. O, gafil ve itaatsizler hakkında çok amansız davranır." "Fıkıhtaki "zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesi inkar olunamaz" kaidesi adalet siyasetimizin temel taşıdır." "Hissiyatı ve vicdani telakkiyati, ilim ve fenle besleyip eğiterek toplumun gerçek huzur ve saadetine çalışmak ulvi bir görüştür." "Hiçbir iyi inkilap, hakikati görenler dışında ekseriyetin reyine müracaatla yapılamaz." "İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin? "Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." "Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu köylü kadınının üstünde kadın çalışmasını zikretmeye imkan yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını "Ben Anadolu kadınının daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim" diyemez." "Kimse inkar edemez ki, bu harpte ve ondan evvelki harplerde milletin hayat kabiliyetini tutan hep kadınlarımızdır." "Onun için, hepimiz büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı şükran ve minnetle ebediyen taziz ve takdis edelim." "Türk kadını dünyanın en aydın ve faziletli ve en ağır kadını olmalıdır." "Milleti ve içtimai zemini hazırlamadan inkilaplar yapılamaz." "Bir başka çağdan kalma adetlerinizde, alışkanlıklarınızda direnirseniz, cüzzamlılar, paryalar gibi tek başınıza kala kalırsınız. Benliğinize bağlı kalın ama, gelişmiş uluslar için gerekli olan şeyleri Batı 'dan almasını bilin. Yoksa, bilim ve yeni düşünceler sizi bir lokmada yiyip bitirebilirler." "Mesuliyet yükü her şeyden, ölümden de ağırdır." "Benim Türk Milletine, Türk Cumhuriyetine ve Türklüğün istikbaline ait görevlerim bitmemiştir. Sizler, onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz." "Hiçbir zafer gaye değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük bir gayeyi ede etmek için belli başlı vasıtadır. Gaye fikirdir. Bir fikre dayanmayan zafer yaşayamaz. Her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir alem doğmalıdır. Yoksa başlıbaşına zafer boşa gitmiş bir gayrettir." "Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim." "Bir adam ki büyük olmaktan bahseder, benim hoşuma gitmez. Bir adam ki memleketi kurtarmak için evvela büyük olmak lazımdır, der ve bunun için mumune intihap eder, onun için olmayınca, memleketin kurtulamayacağı kanaatinde bulunur; bu, adam değildir." "Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz." "Her Türk ferdinin son nefesi, Türk Milletinin nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir." "Zafer "zafer benimdir" diyebilenin, muvaffakiyet, "muvaffak olacağım" diye başlayanın ve "muvaffak oldum" diyebilenindir." "Çalışma, insanların vücut kuvvetlerini geliştirir ve hayat için gereken şeyleri temin eder. Çalışmaksızın, fikri gelişme ve ahlaki ilerleme de mümkün değildir. "Tembellik bütün fenalıkların anasıdır."" 18:36 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : atatürkün sözleri,atatürk derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:16 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:15 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:14 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:14 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:13 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:12 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:11 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:10 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:09 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri derya baykal örgü modelleri derya baykal, derya baykal deryalı günler, derya baykal örgü modelleri 17:07 - 22/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : derya baykal,derya baykal deryalı günler,derya baykal örgü modelleri Anlatımlı Şal ModelleriAnlatımlı Şal Modelleri
Pancar Tohumu Şal ve Yapılışı
Görünüşü çok kibar pancar tohumu örneği şalımızın örgüsü çok kolay kullanımı çok şık…
Yapılışı: * 8 numaralı şişe 80 ilmek atılır.Bir kıyı ilmeği haroşo olarak örülür. Not: Tekli sıralarda örnek kurulacak,çiftli sıralarda haroşo örülecek. 15:16 - 19/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : 2009 şal modelleri,en yeni şal modelleri,şal örnekleri şal örnekleri şal örnekleri, şal modelleri 09:39 - 19/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : şal örnekleri,şal modelleri Şal örnekleri ve Şal modelleriSizler için bulduğumuz şal örnekleri ve şal modelleri 2010 yılının örnekleri.Şal örnekleri resimlerinin görmek için resimlerin üstünü tıklayınız.12:09 - 16/11/2009 - Yorum {yok} - yorum yazEtiketler : Şal örnekleri,Şal modelleri
|
Hakkımda Her konunun yer aldığı kişisel blog Ana Sayfa Profilim Arşiv Rss Kategoriler
Son Yazılar - Çoban salatasında hangi malzemeler kullanılır? - pilav-yapmadan-once-pirinci-nasil-islatmaliyiz - Mevsim salatası nasıl yapılır? - Çoban salatası nasıl yapılır? - Acılı ezme nasıl yapılır? - Haydari nasıl yapılır? - Kavurma nasıl pişirilir? - Lezzetli kavurma yapmanın püf noktaları nelerdir? - Kavurma yapmak için et nasıl hazırlanır? - Kavurma en güzel hangi etten yapılır? - Kavurmanın yanında ne yenir? - Domates nasıl küp küp doğranır? - Jülyen doğrama nasıl yapılır? - Salata için soğan nasıl doğranır? - Yemeklik soğan nasıl doğranır? Etiket Bulutu yeşil biber nar ekşisi salata tarifi çoban salatası yemek tarifleri pilav tarifi sebzeli pilav pilav yapmak sade pilav pirinci yıkamak salata malzemeleri maydanoz mevsim salatası mevsim salatası malzemeleri çoban salata çoban salatası nasıl yapılır salata nasıl hazırlanır acılı ezme malzemeleri acılı ezme acılı ezmenin tarifi biber salçası haydari tarifi tatlı biber haydari hazırlanışı haydari kavurma et çoban kavurma tarifi et kavurma yemek tarifleri kuzu eti kavurma kuşbaşı et kavurma kuzu kavurma tarifi malzeme seçimi kavurma tarifi kuzu kavurma koyun kavurma kavurma yapmanın püf noktaları kavurma en iyi hangi etten olur kavurma nasıl yapılır kavurma yapımı |